Eskiden bir öğretmen, çalıştığı okulun içinde bulunduğu mahalle ile bütünleşerek, o mahallenin sakinleriyle yaşayarak var olmaktaydı. Günümüzde ise zamanının çoğunu yollarda geçirerek vardığı bir okulda sadece öğretmenlik yapabilir. Ben bu sorunun, içinde yaşadığımız dönemin en önemli eğitim sorunlanndan biri olduğunu düşünüyorum.
Şahin'e Yine veda edemedim sana ve bu kez tekrar bir araya gelmemek üzere ayrıldı yollarımız.
Ben senden temelli gittim artık. Belki de sende hiç var olmamış gibi unutu- lacağım, nedense içimi yakıyor bu ihtimal. İnsanın en derin ıstırabı unutulmak ama her ölümlü bir gün elbet bu duyguyu tadacak. Mezarlıklar unutulmuşlarla dolu, baksana. Bir rüya gibi başlayan aşkımız bir efsane, bir destan gibi yaşandı ve ayrılık vakitsiz bir ölüm gibi an- sızın bizi birbirimizden kopardı.
Sen şimdi yeni aşklara, yepyeni yollara koşacaksın.
Bense yaşarken gömüldü- güm mezarıma. Sen beni elbette unutacaksın, bense seni hiç unutmamak için hikâyemizin kitaplaşıp elden ele do- laşmasını sağlayacağım, olur da bir gün adından dolayı dikkatini çeker de okursun diye. Hoşça kal Şahin, seni hiç unutmayacağım.
Bir gün bir emanet bırakılırsa kollarınıza, onu çok sevin. Size yemin ederim ki hiçbir çocuk dünyaya kendi rızasıyla gelmiyor, seçme şansı olsaydı kaç çocuk doğmayı seçerdi?