Benim gördüğüm, halk çok çalışkandır. Atıyla itiyle, çoluğu çocuğuyla çok çalışıyor. Ama çalışması verimsizdir. Müthiş çalışmasının karşılığı karnını bile doyuracak kadar kazanamaz.
Halktan her bir şeyleriyle öylesine ayrıldılar ki, aralarında vatandaşlık adından başka hiçbir bağ kalmadı. Dini bile mezheplere ayırıp tarikatlarla tabakalaştırdılar. Yüksek tabakanın halkla alışverişi vergi, asker almadan başka, ileriye bir adım bile gitmedi.
İnsanlar dünyaya geldikten sonra, ellerinden alınamaz, ya da alınmaması gereken birtakım haklara sahip olurlar: Yaşama hakkı, yeme hakkı, doyma hakkı, başını sokacak bir deliği bulma hakkı, işkence edilmeme, tutsak olmama, sömürülmeme hakkı, eğlenme, dinlenme, gülebilme hakkı… Ne bileyim ben, bir sürü hak… Bunların hepsi insanların insanca yaşamasını sağlarlar. Bunlardan bir tanesi olmazsa insanoğlunun onuru zedelenir, yaşamasının tadı tuzu kalmaz. Şu yaşanası dünya ağı kesilir insanın başına. Yüzyıllardan beri insanoğlu yaşamasını sağlayan hakları için çetin savaşlar vermiştir. Daha da veriyor.