16. Cilt
Puan vermedi·639 syf.··
2026 65. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 23:20
Kütüb-i Sitte/Muhtasarı Tercüme ve Şerhi 16. Cilt MÜTERCİMİN SON SÖZÜ Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi adı ile neşrettiğimiz eserin aslını teşkil eden Teysiru'l-Vüsul ilâ Câmii'l-Usûl adlı İbnu Deybe'nin eseri burada sona ermiştir. Bu değerli eserin açıklamalı şekilde tamamlanmasını bu aciz ve pür kusur kuluna müyesser kılan Rabbimize hamdimiz sonsuzdur. Eserin her bir harfi adedince Elhamdülillah, okuyanların ve Kıyamet'e kadar okuyacak olanların telaffuz edecekleri harfler adedince Elhamdülillah. Rabbimizden, eserin hazırlanması sırasında ve tab'ı sırasında, beşerî eksikliklerimiz sebebiyle kasda makrun olmadan sudûr eden hatalarımızın affını diliyor, eksikleriyle birlikte rızasına ve sevgili Resulünün dar-ı bekâda beraberliğine vesile kılmasını niyaz ediyoruz. Erzurum, 28.3.1992 Pazar. İbrahim CÂNAN Normalde İbnü'l-Esîr ve İbnü'd-Deyba’nın sisteminde Kütüb-i Sitte'nin altıncı kitabı olarak İbn Mâce yerine İmam Malik'in Muvatta'ı var . İbrahim Canan, modern dönemdeki yaygın kabule sadık kalmak adına, Teysîrü'l-Vusûl’de yer almayan ancak Sünen-i İbn Mâce'de bulunan tüm farklı hadisleri de (ziyadeleri) tespit ederek bu esere entegre etmiş. İbrahim Canan şerhi, İbnü'd-Deyba'nın Teysîrü'l-Vusûl adlı eseri esas alınarak hazırlamış ama klasik Teysîr metnine Sünen-i İbn Mâce hadisleri de eklenerek tam bir "Kütüb-i Sitte" bütünlüğü sağlamış diyelim. Allah razı olsun. En üstteki pasaj o yüzden bu ciltte. Diğer 2 cilt, ki bu ciltte başlıyor aslında, İbn Mâce Sünen'inden devam ediyor. Bu kadar. Bugün zihnim o kadar yorgun ki okuyabildiğime şükrediyorum. Diğer iki cildi . Hayırlısı inşallah. Allahım. Allahım bana duyduklarıma gördüklerime bildiklerime adalet gözlüğüyle bakmak nasip et. Amin.
Alıntı
Kütüb-i Sitte 16. Ciltİbrahim Canan · Akçağ Yayınları · 05 okunma
Puan vermedi·
salihkitaplar.com Kimyayı Saadet Ebu Hamid Muhammed el Gazali أبو حامد محمد الغزّالي الط Kimyayı Saadet Ebu Hamid Muhammed el Gazali أبو حامد محمد الغزّالي الطوسي Merve Yayınevi Stok Kodu: 9789758524297 Boyut: 17*24 Sayfa Sayısı: 752 Kapak Türü: Ciltli Sert Kapak Kağıt Türü: Kitap Kağıdı Dili: Türkçe Kategori: Tasavvuf - Tarih - Kitaplığı 270,00 Taksitli fiyat: 12 x 28,13 Temin süresi 1 gündür. 1 Açıklama Taksit Seçenekleri Yorumlar Kimyayı Saadet - İmam Gazali Bakır ve pirinci kırmızı altın yapan maddî kimya zor ele geçtiği gibi, insanlık cevherlerini hayvanî bulanıklardan arıtıp melekler safiyetine eriştiren, onu altın gibi paslanmaz ve devamlı yapan mücahede kimyası da zor elde edilir. Bu kitaptan maksat, hakikat ilâcının ecza ve bileşimini okuyucularına kolaylıkla açıklamaktır. Bu sebeble bu kitaba "Kimya-yı Saadet" adı verildi. Bağışlayan Allah'tan niyaz ederim ki, onu adına uygun ve kimya gibi hizmete lâyık eylesin. Bilhâssa bu kimya diğer kimyalardan üstündür. Hattâ kimya adı buna hakikat, diğerlerine mecazdır. Çünkü diğer kimyaların değer ve itabarı, bakır ve pirinci paslanmaktan koruyup onlara geçici bir miktar safiyet vermektir. Bu kimya ise, bizzat büyük nimetlerin ve ebedî hayatın sebebidir. Zira hayvanî sıfatları insanî sıfatlara, nefsanî halleri rûhbaniyete tebdil eden bu kimyadır ve yine ebedî mutluluğun rabıtası, sonsuz saadetin vasıtası bu kimyadır..
Kimya-i Saadetİmam Gazali · Muallim Neşriyat · 20172,772 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kalbin Anlamı Üzerine Mülahazalar
Puan vermedi·96 syf.··
2025 16. kitabı
Geçtiğimiz günlerde annemle bir kitapçının içinde gezinirken gördüm bu kitabı. Görür görmez içimde bir şeyler kıpırdandı. Çünkü uzun zamandır kalbimin bir darlık ve bir genişlik içinde oluşunu, bir hâl üzere sabit kalamayışını anlamlandırmaya çalışıyordum. Elbette, kalbin asli özelliğinin bu olduğunu biliyorum. Kalbin “kalp” diye isimlendirilmesinin nedeni, süratle başkalaşmasıdır. Ama Efendimizin, “Ey kalpleri hâlden hâle çeviren Allah’ım, kalbimi dinin üzere sabit kıl.” duasından, aslında kalbin bir hâl üzere sabit kalışının mümkün olabileceğini de biliyorum. Yaşadığı her şeyi anlamlandırarak sükûn bulabilen zihnim, beni bu kez kalbin anlamını aramaya sevk etti. Hâkim et-Tirmizî, bu eseri kendisine sadr, kalp, fuâd, lüb gibi kalbin yerine kullanılan isimlerin arasındaki farkın sorulması üzerine kaleme almış. Kitabın girişinde ilk olarak sadrdan bahsediyor. “Sadr, aslında kalbin bulunduğu mekâna denir,” diyor. Yani kalbi bir ev, sadrı ise o evin avlusu gibi düşünebiliriz. Evin yalnızca sahiplerine mahsus oluşuna karşın, evin avlusu nasıl yabancılara açıksa sadr da böyle, her türlü şeyin girişine açık bir alandır. Yani dışarıdan gelen her türlü şey öncelikle sadra girer, kalbe değil. Kalp, ilahî bir lütuf olarak Yüce Allah tarafından korunmuştur. Dolayısıyla, aslında genişleyip daralan şey kalp değil, sadrdır. Sadrdaki duraklar sırasıyla: kalp, fuâd, lüb ve artık bundan sonra, içinde zarif sırlar barındıran ince makamlardır. Bu girişten sonra müellif, “İçimde neler oluyor?” sorusuna cevap bulduğum kısımlara giriş yapıyor. Nefse, sadra girmek yoluyla baskı kurarak onu yönetme gücü verilmiştir. Bunun sebebi, Allah’ın sadra sınama yüklemesidir. Âyet-i kerîmede geçtiği üzere: “Allah gönüllerinizde bulunan şeyi denemek ister.” Böylece kulun, Efendisine yakarması,
Kalbin AnlamıHakim Tirmizi · Sufi Kitap · 2023238 okunma
Göz Aydınlığı Bir Ömür
9/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
Kutlu Hayatın İzinde isimli yeni siyeriyle kitaplığımda yer alan Ahmet Özel Hoca'nın hayatını okumak nasip oldu. Kendisi de benim gibi Kürt olduğu için çocukluk anılarını okurken (bizimkilerin anlattığına benzerdi pek çoğu) onunla daha derinden bağ kurabildim. Ağrı'nın bir köyünden bir prof dr çıkıyor, hem de İSAM' a önemli katkıları olan biri. Bu vesileyle Hep Otuz Üç Yaşında belgesel-filmini de önermiş olalım. Başroldeki Niyaz Ahmet hoca :). Eğitim hayatının ilerlemesinde babasının köyde okuma yazma bilen azınlıktan olmasının payının büyük olduğunu düşünüyorum. Ayrıca çocukluğundan beri kendisine çokça sorumluluk verilmiş birisi. Eskiden daha çok sorumluluk verilirdi çocuklara gerçekten. Hatırat okumayı seviyorum çünkü Allah'ın kendimiz için gizlediği mutlulukların hoşluğunu tefekkür etme fırsatı veriyor. Nitekim üniversitede hoca olmayı bekleyen Ahmet Hoca'nın çeşitli sebeplerden dolayı önü kapatılması aslında İSAM' da önemli görevleri ifa etmesi içinmiş. "Hiç kimse, yapmakta olduklarına karşılık olarak onlar için saklanan göz aydınlıklarını (gizlenen müjde ve mutluluğu) bilemez." Secde suresi, 17. Kardeşler Apartmanında otururlarmış mesela. Keşke orada yaşasaydım dedirtti. Öğrencilere, insanlara yuva olmuş. Ahmet Hoca ve Ayşe Hoca yalnızca kendileri için yaşayan insanlardan değilmiş. Eşi Ayşe Bengigül Özel' i anlattığı satırlarda ağladım. Kendisi vefat etmiş ancak öyle güzel anılıyor ki. Ona da ayrı bir hatırat kitabı yazmışlar. Maşallah. Çok güzel pırıl pırıl evlatlar da yetiştirmişler. Kitabın ilk başlarında birkaç sayfa hoca soyağacını, akrabalarını (hem uzak hem yakın neredeyse hepsi) köylülerinin isimlerini yazmış. Bu bana etkileyici geldi çünkü insanın köklerini araştırması, buna kendi hatıratında sayfalarca yer veriyor olması kıvmet verdiğinin
Suyun Üstünde KalanlarAhmet Özel · Timaş Yayınları · 20263 okunma
DUAYI YENİDEN KEŞFETMEK
Puan vermedi·144 syf.··
Beğendi
·
2026 65. kitabı
Göğüs Kafesimizi Genişleten O Gizli İmkân "DUA" Mecit Ömür Öztürk'ün Dervişin Teselli Koleksiyonu serisindeki diğer kitapları da okumuş biri olarak beşinciside ruh ilacım oldu. Dünya bazen öyle üstüme geliyorki canımı sıkan dertlerle, uykumu kaçıran haksızlıklarla, çaldığım kapıların bir bir kapanmasıyla, kendimi bitmeyen zihinsel ve içsel sıkıntılarla boğuşurken buluyorum. Keşkeler ve gelecek kaygısı yakamı bırakmıyor.Elimden gelen herşeyi yapsam da bazen savruluyorum. Bu kitap tamda böyle bir zamanda kalbime bir ferahlama ruhuma ilaç gibi geldi. Bana bildiğim halde hayatın koşturmacasında gözden kaçırdığım o muazzam gerçeği hatırlattı: Benim asıl çaresizliğim, el açacak o yegâne kapıyı unuttuğum zaman başlıyormuş. Sadece kendi kendime çırpınıp Yaratıcı’ya Niyaz-ı bıraktığımda yapayalnız kalıyormuşum meğer. Etrafımda kimse kalmadığında yalnızlaştığımı hissediyorum; oysa asıl kimsesizlik, "Ben artık yapamıyorum" dediğimde her şeyi gören bilen gücü yeten bir kapının varlığını unutmammış. Kitap, basmakalıp dini nasihatlerden kişisel gelişim klişelerinden ve tasavvufi anlatımlardan uzak.En çok bunu seviyorum yazarın kaleminde. Zaten yazar kendi kelimeleriyle yetinmeyip İmam Gazaliden Mevlanaya, Tolstoy'dan Albert Camus'a, Necip Fazıl dan Cahit zarifoğluna kadar manevi felsefi psikolojik isimlerin alıntılarınıda ustaca serpiştirmiş. Bazen ısrarla dua ederken beklemekten yoruluyorum Neden olmuyor demekten kendimi alamıyorum. Bu kitapla anladım ki "Dua"aslında sadece başımız sıkışınca el açıp bir şeyler istediğimiz bir dilek kutusu" değil, ruhumuzdaki o derin boşluğu doldurmak için gereken teslimiyet demekmiş. Kitabın "Dua Notlarım" kısmına yerleştirilen 73 tane peygamberler alim ve ariflerin duaları bana "DUA" nın üslubunu,usulünü öğretti. Artık hayatın zor yükünün
Duayı Yeniden KeşfetmekMecit Ömür Öztürk · Hayy Kitap · 202699 okunma
9/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2026 17:33
İnsanoğlu yüzyıllardır 'neden' ve 'nasıl' sorusuna cevap aramıştır. Kitapta klasik siyer yazımının dışına çıkıp şahsiyet merkezli bir anlatım yapılmış. Bu da insanın kendisine sıkça sorması gereken nasıl bir insan olmalıyım sorusuna O'nun gibi.. diyerek örnek alınmaya açık peygamberî ahlaka ışık tutulmuş. Genel ana başlıklar Nebi Aleyhisselam'ın şahsiyeti, kulluğu, aile hayatı ve sosyal hayatından bahsedilmiş.Nebi Aleyhisselam'ın Şemaili ile başlanmış. Hadislerin kaynakları belirtilmiş bir çok hadisi şerif konu bağlamında anlatılarak bir bütün şeklinde sunulmuş bazen direk hadis metnine yer verilmiş. Yazarın bir kaç yerde tekrara düşmesinin yanı sıra genel akıcı ve anlaşılır bir dille yazılmış. Siyer alanında iyi ki okudum dediğim bir kitap oldu. Nebi Aleyhisselam'ın kritik noktalarda yaşadıkları psikolojik ve sosyolojik açıdan güzel tahlil edilmiş okuyucuya duyguyu iletebilmiş kanaatimce. Rabbimizdem ebeden bizleri istikamet üzere yaşatmasını niyaz ederim. Tıpkı O'nun gibi. Onların davasının, duasının sonu şudur: "Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur."
O’nun GibiMuhammed Yazıcı · Ketebe Yayınları · 2024194 okunma