Nilüfer Dağlı

Nilüfer Dağlı
Okuyan okuduğunu anlamıyor, dinleyen dinlediğini anlamıyor öyleyse; hafızın SESİ güzel mi
Öğretmen
Esogü ilahiyat fakültesi
Konya/Eskisehir
konya
914 okur puanı
Nisan 2019 tarihinde katıldı
Harington sultandan gelen haberin, eğer doğru çıkarsa sadece işgal günlerinin değil, Osmanlı İmparatorluğunun tarihinde de bir dönüm noktası olacağını anlamıştı. Talebin yazılı olarak kendisine iletilmesini istedi. Sultan VI. Mehmed, "Istanbul'da hayatımı tehlikede gördüğümden İngiltere devlet-i fahimesine iltica ve bir an evvel İstanbul'dan mahall-i âhara naklimi talep ederim efendim" diye yazdı. Harington ile kurmay subayları beş yüzyıldır hiçbir yabancı gücün hayal bile edemediği bir şeyi gerçekleştirmek üzereydiler. Osmanlı padişahını ve dünya Müslümanlarının halifesini, kendi isteğiyle de olsa kaçıracaklardı.
Sayfa 88·Kitabı okudu
Tarih
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Türk askerleri çatışmaları kendi kurtuluş savaşları olarak görmeye başlamışlardı; Sakarya bu mücadelenin kilit noktası oldu. Tarihin cilvesine bakın ki Yunanlar, Bulgarlar, Arnavutlar ve diğer Türk olmayan uluslar bir zamanlar Osmanlı İmpara torluğundan kurtulmak için savaşmışlardı. Sakarya zaferi Türk kuvvetlerinin başkomutanı Mustafa Kemal'i de milli hareketin rakipsiz önderi haline getirmişti. Böylece Kemal, İstanbul elitinin bir üyesi ve tecrübeli komutan olarak herkesten daha ünlü olan Kâzım Karabekir gibi potansiyel rakiplerine üstünlük sağladı. Mustafa Kemal'e mareşal rütbesi ve onursal gazi unvanı verildi. 1921'de bir Türk gözlemci, "Viyana'da başlayan gerileme" diyordu, "238 yıl sonra durduruldu."
Sayfa 81·Kitabı okudu
Tarih
Çoğu kişi, çağın en karmaşık tahta çıkma olaylarından biriyle iç içe geçen bu olayı kozmik adaletin garip bir tecellisi olarak gördü. Babasını tahttan indirip krallığını Birinci Dünya Sava-şında zafere götüren ve 1920 Ekimi başlarında İstanbul ile An-kara'ya doğru ilerleyen birliklerini seyretmekte olan Yunan Kralı Aleksandros, Atina civarındaki malikanesinde Alman çoban köpeğiyle yürüyüşe çıktı. Yolda köpek saray bahçıvanlarından birinin maymununa, bir makaka saldırdı. Başka bir maymun arkadaşını savunmaya koştu ve kralı fena halde ısırdı. Kral ısırığın üstünde durmadı, ama birkaç gün içinde ısırık mikrop kaptı. Kral yatağa düştü ve ay sonunda öldü. Winston Churchill daha sonra, "Bu maymun ısırığı yüzünden çeyrek milyon insanın öldüğünü söylemek abartılı olmaz" demişti. Olayın siyasi etkisi müthişti. Aleksandros öldüğü için 1917 saray darbesinde yenilgiye uğrayanlar Konstantinos'u sürgünden dönerek tahta geçmeye davet ettiler.
Sayfa 79·Kitabı okudu
Tarih
Bir kıta boyu uzakta, diplomatlar Paris'in Sevr banliyösünde toplanmış, sallantıdaki Mondros műtarekesini kalıcı bir barışa dönüştürecek belgeyi hazırlıyorlardı. 1920 Mayısında Müttefik müzakereciler Osmanlı devleti görevlilerine nihai barış antlaşmasının taslağını sundular. Antlaşma koşulları dehşet vericiydi. Suriye, Mezopotamya ve Filistin Osmanlıların elinden alınıyor, Fransa ve Britanya'nın mandasına veriliyordu. Doğu Anadolu'nun büyük bölümü bağımsız Ermenistan ve gelecekte kurulacak bir Kürdistan arasında paylaştırılacaktı. Mısır ve Kıbrıs artık Osmanlı denetiminde değildi. İzmir çevresindeki Ege kıyıları Yunanistan'a veriliyordu. İstanbul ve Boğazlar Britanya, Fransa, İtalya, Japonya, Rusya, Yunanistan, ABD ve bir kaç başka ülkenin temsilcilerinden oluşan uluslararası bir komisyonca yönetilecekti.
Sayfa 77·Kitabı okudu
Tarih
Halk arasında yayılan bir fikra, İstanbul gayri-Müslimlerini karakte rize eden sürekli üstünlük taslama duygusunu anlatıyor: Genç Yahudi Salomon bir Ermeni kilisesine gider. Onu görünce şa şıran papaza, "Korkunç bir günah işledim," der. "Bir kızla yattım, bağışlanmak istiyorum." Papaz temkinle sorar: "Kimdi o kız?" "Söylemeye utanıyorum, peder der Salomon. "Bildim. Agop'un kızı olmalı!" "Yo, o değil." "Mıgırdıç'ın kızkardeşi mi? "Yo, o da değil." Dur, Sirapyan'ın genç karısı olmasın?" "Değil." Sinirlenen papaz Salomon'u kovar. Salomon'un arkadaşı Mişon onun kiliseden çıktığını görünce Ermeni kilisesinde ne halt ettiğini sorar. Salomon, "Üç kız adı öğrendim," diye cevap verir.
Sayfa 66·Kitabı okudu