Evimdeki, ofisimdeki ve kütüphanemdeki hat eserlerinden günün şartlarına uygun dersler almayı hiç ihmal etmemişimdir. Özellikle yabancılarla görüşmelere girerken bir elif hattını zihnimde canlandırır, salona öyle girerdim. O elif hattının, bana, girdiğim ve çıktığım her yere başı dik ve vakur bir şekilde girmemi ve izzetle çıkmamı öğütlediğini düşünürdüm. Uzun yıllardır evimizin köşesini süsleyen "Ah teslimiyet" hattı bana en çok zor anlarımda konuşur ve tevekkül ile Allah'a teslim olmamı söyler. Gurura sebebiyet verecek başarı anlarında "Lâ gâlibe illallah" hattı, karşılaşılan bir nezaketsizlik anında "Edeb yâ Hû" hattı, tûl-i emel duygusu etkisini gösterdiğinde "hiç" hattı, varlık idrakini bir bütün olarak tefekkür etmek istediğinde "Esmâ-i Hüsnâ" hattı kendisine gönül gözüyle bakanlara estetik bir edep ile etik bir istikamet çizer.
Bu içkin ahenk açısından bakıldığında şiir kelimenin, hat kelâmın, tezhip desenin, ebru rengin, musiki sesin, resim formun, mimari mekânın estetiğidir; başka bir deyişle iç ahengi yansıtan raksıdır. Bütün bu ahenk evrendeki "içkin aşk"ın yansımasıdır. Bu içkin aşkın idrakine ulaşanlar, güneşin doğuşundan batışına kadar geçen zaman dilimi içinde gökyüzünün yeryüzü ile, mekânın zaman ile raksını izleyebilirler.