İki şeyin kokusunun hazzını almamış birinin hiçbir müktesebat geliştirebileceğine inanmam; çocuk kokusu ve kitap kokusu. Çocuk kokusu insan sevgisinin, kitap kokusu ilim aşkının işare-tidir. İnsan sevgisinden ve ilim aşkından uzak kalan bir kişinin varoluşun özü olan muhabbetten de hedefi olan ilahi aşktan da nasibini alması mümkün değildir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Müktesebatını, bir ressamın resminin detaylarını bezemesi gibi, bir bestecinin eserinin her tınısını hissetmeye çalışması gibi, önce hayal et, sonra elde et ve nihayet muhafaza et.
Bu çerçevede sana insanlık tarihinin en derin felsefi romanlarından birini okumanı tavsiye ederim: Endülüslü düşünür İbn Tufeyl'in Hay b. Yakzân adlı eseri. Bir tarafta hiçbir insani temas olmaksızın ıssız bir adada bir ceylanın anneliği ile büyüyen Hayy, diğer yanda vahyî bilgi ile donanmış Absal ve öte yanda sosyal tecrübe bilgisine sahip Salaman'ın birbirinden ayrı gelişen zihnî yolculukları ve bu yolculuklarda ulaştıkları bilgi birikimlerin yüzleşmesi. Hayy'ın saf akılla, Absal'ın vahiy ile, Salaman'ın ise sosyal tecrübe ile ulaştıkları zihnî sonuçların efsanevi karşılaşması ve bu karşılaşmanın edebî ve felsefi bir dille anlatımı.
Zira sen, ikinci bilgi harmanlanmasının ürünü olan kadimin son merkezinin bilgi, görgü ve tecrübesine sahipsin. Itri bu kadim harmanlanmanın sedası, Sinan mimari estetiği, Ahmed Cevdet Paşa hukuku, Mehmed Akif şiirsel çığlığıdır.