Nilüfer Dağlı

Nilüfer Dağlı
Okuyan okuduğunu anlamıyor, dinleyen dinlediğini anlamıyor öyleyse; hafızın SESİ güzel mi
Öğretmen
Esogü ilahiyat fakültesi
Konya/Eskisehir
konya
914 okur puanı
Nisan 2019 tarihinde katıldı
Görülüyor ki gözlenebilir olaylar alanında bilgi edinmeye çalışan bilimde, yanlışlık olasılığını ortadan kaldırmaya imkân yoktur. Bilim sürekli ilerliyor deyince, bazıları bilimin hep gerçeği keşfeden harika bir metot olduğunu zannediyor. Bilim metodu, elbette ki insanın çok önemli ve değerli bir başarısıdır, fakat şaşmaz değildir. Bilimin ilerlemesi, az önce anlattığım mantığa dayanan fakat mucizevi hiçbir tarafı olmayan o mütevazı ve zahmetli metotla mümkün olmaktadır. Ele geçirilen de kesin bilgi değil, yanlışların sürekli düzeltilmesine ve eksikliklerin giderilmesine yol açtığı için ilerleme sağlayan, fakat varsayımsal konumunu muhafaza eden yaklaşık bilgidir.
Sayfa 87·Kitabı okudu
Reklam
Deneyimsiz kişinin de birtakım bilgileri olabilir. Ama deneyimsiz kişi, bilgilerini nasıl işe yaratacağını bilmez: bilgileriyle muhakeme edemez; hafızasındaki bilgilerden hangilerinin, kendisinin içinde bulunduğu durumla ilişkili olduğunu kestiremez. Deneyimsiz kişi, bilgiler öğrenmiş olsa da bilgilerden bir şey öğrenmemiştir. Duc de la Rochefoucauld'nun tespiti bu noktayı ne güzel gösterir: "Herkes hafızasından şikâyet ediyor; hiç kimse doğru hüküm verme kabiliyetinden şikâyet etmiyor. Bana sorarsanız, önemli şeyler üzerinde konsantre olma hem hafızayı kuvvetlendirir, hem de hüküm verme kabiliyetini geliştirir." Depolanmış ama iyice özümlenip muhakemede kullanılabilir nitelik kazanmamış bilgiler ölüdür. Bilgileri ölü kişi ne bilgili ne de deneyimlidir.
Sayfa 80·Kitabı okudu
Bununla birlikte, insan zihni ile başka bütün hayvan türlerindeki zihin arasında asla kapatılamaz bir fark vardır. İnsan, hayvanlar gibi sadece dış dünyadaki olayların bilincinde değildir; bilincinde olduğunun da bilincindedir.
Sayfa 57·Kitabı okudu
Bu yüzden, insanın ümit edebileceği şey, herhalde kâhince bir güç kazanmak değil, nasıl gelişeceğini bilmediği olaylar öncesinde, nefsin arzularıyla baş başa kalan akla, doğru karar vermede yardımcı olacak soyut ve genel ilkeler sağlamaktır.
Sayfa 48·Kitabı okudu
Hayat deneyimleri, somut ve değişken şartlarda kazanılır. Deneyim geçirilirken, deneyim kazanılır. Kazanılan deneyim, somut ve değişken olayın bilgisi değil, olayla ilgili olarak verilen bir hükümdür. Yaşanan olaylar üzerinde muhakeme edilmez ve hüküm verilmezse deneyim kazanılmaz. Muhakeme süreci çoğu zaman bilince yansımadan cereyan eder. Yaşanan olaylardan hükümlere varmak suretiyle insan, o olaylardan ders alır. Hata insana mahsus olduğu gibi, kendini düzeltmek de insana mahsustur.
Sayfa 46·Kitabı okudu
Felsefe
Reklam