Sait Halim Paşa'nın güzel bir ifadesi var. Belki bu ifadeyi kendi yorumumla aktaracağım, ancak içerik olarak ona ait: Vatan, çift anlamlı bir kavramdır. Bunun bir tarafı, maddi, fiziki coğrafya dediğimiz, insanların üzerinde yaşadığı toprak parçası, ki biz buna maddi vatan diyebiliriz. Bu, vatan kavramının mekân boyutudur. Bir de bu maddi vatan üzerinde yaşayan insanların o toprakla kurduğu ilişkinin adı olan ve vatan kavramının zaman boyutunu oluşturan tarih ya da diğer anlamda manevi vatan. O açıdan, tarihle uğraşmak, tarihi anlamaya çalışmak, insanın aslında kendi yaşadığı topraklarla kurduğu ilişkiyi anlaması demektir. İnsanın üzerinde yaşadığı toprakla girdiği dostluğu, arkadaşlığı, kavgayı anlamlandırması, kendi manevi dünyasını oluşturan anlam dünyasını anlaması demektir. Burada manevi dünya, dini anlamda değil yalnızca, topyekûn ahlâkî, estetik, felsefi, ilmi, kısaca toprakla kurduğumuz ilişkilerin oluşturduğu anlam dünyası, değer dünyası demektir.
Bu açıdan, bir kişinin kendi tarihiyle uğraşması ile genel tarihle uğraşması arasında çok ince bir fark var.