Telaşa gerek yok, öleceğiz... Ancak burada insan için bir çıkma yapalım: Olmak ve ölmek, varın, varlıkın iki farklı yü- züdür; var-oluruz ve var-ölürüz; ama yok-olmayız. Ben buna başka bir söyleşide, 'Varlıkın korunum yasası' adını vermiştim.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bazen bir kişi bile belirleyici olabilir; mesela, Tuğrul Bey değil de Çağrı Bey idari-siyasi lider olsaydı ne olurdu? Bakınız, Tuğrul Bey, "Biz çobanız, nasıl devlet yöneteceğiz?" diyenlere, eylemle cevap vermiştir; öncelikle kadının makamına gitmiş; ordunun önünde atından inmiş, itiraz edenlere "Devlet at üzerinde kurulur, ama attan inilerek yönetilir." demiştir. Akabinde kadıyı davet ederek herkesin huzurunda, "Kadı Bey! Biz çoban bir milletiz, sürü gütmeyi biliriz; bize insan yönetmeyi öğretebilir misiniz?" diye sormuş ve ricada bulunmuştur. Bu nedenle Barthold, "Oğuzlar, koyun gütmeyi insan yönetme sanatına dönüştüren yegâne millettir." demektedir.
Taşköprülüzâde, Miftahında, mü'min bir insan için, tercih edilebilecek üç makam olduğunu belirtir. Birincisi nübüvvettir, ki kesbi olmayıp vehbidir; üçüncüsü şehadettir, ki bir nasiptir. İkincisi ise ålim olmaktır, ki niyet, hayret ve gayrete bağlıdır. İlginçtir ki, ilim adamları nebi ve şehit olmadıklarına göre, ilim rütbesini daha alt bir makam için terketmektedirler. Bu da elbette bir tercihtir; ilkeler açısından eleştirmekle birlikte saygı duymak zorundayız.
Sultan II. Bayezid dönemi ålimlerinden Ramazan Efendi'nin, yaşama ilişkin, 'ahvâl kıyamete değin sürekli değişeceğinden bu ahvåle taalluk eden her tür bilginin de kıyamete değin değişeceğini belirtmesini hatırlamalıyız.