Bir insanın
kaderi, dağdaki patika gibidir: Bazen çıkar,
bazen iner, bazen de dibi görünmeyen bir uçurumun başına gelip durur. ınsan tek başına
böyle bir yolda ilerleyemez, ama birleşenler,
birbirine omuz verenler her engeli aşarlar...
Kendi felaketimi, kendi acılarımı, halkın
acılarıyla bir tutup, acıyı, açlığı, dondurucu
soğukları paylaşıyordum köydeşlerimle. Ben
bunun için dayanabildim, bunun için ayakta
kalabildim. Başkaları için de dayanmam
gerekiyordu. Öyle olmasa, çoktan eriyip gider,
çiğnenip gider, toza toprağa karışmış olurdum.
Bir savaşın haklısı, galibi olabilmek için, sonuna
kadar savaşmak ve yenmekten başka çare
olmadığını ben işte o zamanlar anladım.