"Dahası, Bayan Seton ile annesi ve anneannesi büyük bir servet edinmiş ve servetlerini üniversiteyle kütüphanenin kurulmasına harcamış olsalar ne olurdu diye sormak da aynı ölçüde faydasız çünkü birincisi o kadar para kazanabilmeleri mümkün değildi ve ikincisi, bu mümkün olsaydı bile, kanun onlara kazandıkları parayı ellerinde tutma hakkı tanımıyordu. Bayan Seton ancak son kırk sekiz yıldır kendi parasına sahip. Daha önceki tüm yıllarda, o para kocasına ait olurdu."
"... Mary'nin annesi ... iş hayatına atılmış olsa, suni ipek imalatçısı veya borsacı olabilirdi; vasiyetinde Fernham'a iki-üç yüz bin paund bırakmış olsa bu gece rahatça oturup arkeolojiden, botanikten, astronomiden, görecelikten, coğrafyadan bahsedebilirdik. Bayan Seton ile annesi, anneannesi büyük bir sanatı, para kazanma sanatını öğrenmiş olsalar ve vasiyetlerinde paralarını, tıpkı babaları ve dedeleri gibi, hemcinslerine yönelik vakıflar, ödüller, karşılıklı ve karşılıksız burslar için bağışlasalar burada baş başa, bir kuş ile bir şişe şaraptan ibaret akşam yemeğimizi gayet hoş bir şekilde yiyebilirdik; içerik bakımından en dolu mesleklerden birinin himayesinde geçireceğimiz güzel ve onurlu bir hayatı, yersiz olmayan bir güvenle umabilirdik. Keşfe çıkabilir veya yazabilirdik; yerkürenin kadim yerlerini dalgın daldın dolaşabilirdik; Parthenon'un basamaklarında oturup düşüncelere dalabilir veya saat onda işe gidebilir, öğleden sonra dört buçukta da rahat rahat eve gelip biraz şiir yazabilirdik. Bayan Seton ile benzerleri on beş yaşında iş hayatına atılsalar, o zaman Mary diye biri olmazdı - savın çuvalladığı kısım buydu. ... Hem servet edinip hem on üç çocuk yapmak- hiçbir insan buna dayanamaz. Olguları düşünelim, dedik. Birincisi, bebeğin doğmasından önce dokuz ay geçer. Sonra bebek doğar. Sonra ü.-dört ay bebeğin beslenmesiyle geçirilir. Bebeğin beslenmesinden sonra da tam beş yıl onunla oynamak gerekir."
"Duvara yaslanırken üniversite bana, Strand Caddesi'nde kaldırıma bırakılsalar ve sağ kalmak için mücadele etmek zorunda kalsalar kısa sürede soyları tükenecek nadide türlerin korunduğu bir barınak gibi geldi." Cidden
"Dudaklarımdan yalanlar dökülecek ama aralarına hakikat karışabilir; bu hakikati arayıp bulmak ve herhangi bir kısmının elde tutmaya değer olup olmadığına karar vermek size kalmış. Buna değmezse tamamını çöpe atıp bütünüyle unutacaksınız elbette."