Korkunç bir gerçek: mutsuzluk fikri belli bir noktaya dek bizi şefkatli kılar, ama bazı özel durumlarda, bu nokta aşıldığında, mutsuzluk bizi şefkatli kişiler yapmaz artık. Bunun her insanın yüreğinde mevcut olan bencillikten kaynaklandığını söyleyenler var- yanılıyorlar. Bu durumun asıl sebebi insanın karşısındaki hastalığa, mutsuzluğa derman bulamayacağına karar verip, umutsuzluğa düşmesidir. Duyarlı bir kimse, kendi merhamet duygusu yüzünden sık sık acı çeker. En sonunda da, içindeki merhamet duygusunun kimselere yardımının olmadığını anladığı vakit, sağduyusu bu kişinin ruhunu merhamet hissinden arındıracaktır.
Diğer bir taraftan, her türlü moda anlayışının, otoritenin ve önyargının tesiri altında yaşayan bayağı zihinler, verilen emirlere ve buyruklara son derece sessiz bir şekilde itaat eden halk gibidir. İhtilaflı meseleleri, otoriteleri öne sürerek çözmek için çok hevesli olan sabırsız insanlar, başkalarına ait olan fikirleri ve görüşleri kendilerinin yetersiz olan düşüncelerinin yerine koymaktan çok fazlaca memnun da olurlar ve bu tür kişiler de sayı bakımından oldukça fazladırlar. Çünkü Seneca şöyle der: Herkes kendi fikrini belirtmektense olana inanmayı tercih eder.