Hayatın adaletsizliğine, ona en büyük zararı verebilecek olan şeyle, entelektüel şiddet ve öfkeyle karşılık vermek gerekir. (…) Sadece yazmak zorunda olduğum şeye yer var zihnimde. Umarım daha fazla yer açılır.
…zenginlerin kültürlü olduklarını sanmakla ne kadar aptallık ettiğimi düşündüm. Artık şunu biliyorum ki, zengin kişi sadece kültürü kullanıyor, kendini onunla tıka basa dolduruyor ama insan bunu ancak çok sonra ve yüksek bir bedel ödeyerek öğreniyor. Neyi mi? Kültürlülüğün, bir insanın ya da halkın mutlu olma kabiliyetinden ibaret olduğunu.
Bu insanlar bana verilmemişti, ben onlara doğmamıştım. Onları yeryüzünde arayıp bulmam gerekmişti. Onlara doğru yürümem ve yanlarına varıp çemberlerine katılmam gerekmişti. Kabilemi bulmuştum. Öyle hissediyordum. Aile sanıldığı kadar tesadüfi bir şey değildi, kuradan çıkmıyordu, onu bulman veyahut oturup kendi ellerinle yapman gerekiyordu.