Sonra birden aklıma bir fikir, bir ilham geldi. Bir öğleden sonra bütün söylemek istediklerimi kağıda nasıl aktarabileceğimi düşünerek mutfakta otururken, erkek kardeşlerimden birinin elindeki kalemle not defterine bir şeyler yazdığını gördüm. O zamanlar daha 12 yaşında olan Eamonn, ödevini yapıyordu. Kaşlarını çatmasına bakılırsa yazdığı İngilizce kompozisyondan pek de memnun değildi. O oturuyor, elinde bir kalem tutuyor ve yazacak bir şey bulamıyordu. Bende pencerenin kenarında beynimde bir sürü fikirle oturuyor ama elimde kalem tutamıyordum. İçimden sandalyeyi fırlatmak ve delice koşmak geldi.