Kesinlikle okumanız gereken kitaplardan biri bu kitap. Olaylar Çinde gerçekleşiyor. Kitap baş karakter olan Fuguinin o dönemlerde nasıl iflastan sonra sıfırdan başlayarak ailesiyle yaşamaya çalışmasından bahsediyor.
Çok uzun bir şeyler söylemek istemiyorum. Sadece okuyun dedirten bir kitap. Ayrıca yazarın hikayeyi kaleme alışı mükemmel. Kitap o kadar akıcı ki, okuyup bitirmeden elinden bırakmak istemiyor insan kitabı.
Öncelikle Ölüme Fısıldayan Adamı okuduğum zaman çok beğenmiştim. Tek sevmediğim karakterlerin yaşının yaşadıklarına nazaran çok küçük olması. Kibrit Çöpü Mezarlığı'nı bu yıl okudum. Yani aralarında 2-3 yıl kadar süre oldu 2 kitabı okuyalı. Hiç sevmedim kitabın 2.cisini. Olayların çok abartılı olduğunu düşünüyorum. Ve yazım tarzındamı nedenmi bilemedim ama kitap sonlara doğru daha da sıkıcılaştı benim için. Hatta yalnızca konuşmaları okudum o kadar yani. Şuan Ölüme Fısıldayan Adamı nasıl beğendiğimi sorguluyorum kendimde :D. Kısacası bu kitabı okuyana kadar kütüphanemdeki diğer kitapları okusaydım zamanda kazanmış olurdum.
Tek sevdiğim şey kitapdakı sayfaların görüntüsü, bir birine geçmesi ve sevdiğim çok az güzel ifadeler oldu o kadar yani) Ama o ifadeler için 364 sayfalık bu kitabı okumaya değmezdi.
"Kendiniz gibi olmaktan korkmayın. Hepimizin eksikleri, kusurları ve hataları var. Hayat artılarıyla eksikleriyle bir bütün halinde yaşandığında büyülüdür."