Kimi kez ,durup dururken, ne kadar önemsiz ,aptalca şeyler insanın yaşamında ansızın önem kazanıveriyor. Eskiden olduğu gibi yine gülersin onlara, boş ve aptalca şeyler olduklarını bilirsin, ama yine de durmaya gücün olmadığını hisseder ve gidersin. Of, söz etmeyelim bunlardan.
Ömrümde bir kez bile âşık olmadım. Oh, nasıl düşledim aşkı. Günler, geceler boyunca ,ne kadar uzun zaman düşledim. Ama gönlüm, kapağı örtülüp kilitlenmiş, anahtarı yitmiş değerli bir piyano gibi tıpkı.
Beynim tükendi, kurudum, çirkinleştim, ahmaklaştım, yaşlandım... Ve hepsi boş, hepsi boş, hiçbir doyumum, mutluluğum yok. Oysa zaman geçiyor ve öyle geliyor ki bana, insan gerçek yaşamdan, güzel yaşamdan ,gitgide daha uzağa, daha uzağa bir uçuruma doğru yuvarlanıyor. Umutsuzluk içindeyim. Nasıl olup da hâlâ yaşadığımı, nasıl olup da bugüne dek kendimi öldürmediğimi anlamıyorum...