Bu alemdeki bütün varlıkların içinde insan, evrensel –ve kaynağı olarak kabul edilirse, ilahî Aklın en mükemmel yansımasıdır ve bu bakımdan kainatın aynası veya toplam imajı olarak telakki edilebilir.
Evren’in Ruhu’nu bizler besliyoruz ve üzerinde yaşadığımız dünya, bizim daha iyi ya da daha kötü olmamıza göre, daha iyi ya da daha kötü olacaktır. Aşk’ın gücü işte burada işe karışır, çünkü sevdiğimiz zaman, olduğumuzdan daha iyi olmak isteriz her zaman.
“Sevdiğimiz zaman Evren’in bir parçası oluruz. Sevdiğimiz zaman olanları anlamaya gereksinimimiz yoktur, çünkü o zaman olanlar bizim içimizde olur ve insanlar rüzgâra dönüşebilir.”
“Yüreğim acı çekmekten korkuyor.” dedi bir gece Simyacı’ya, aysız gökyüzüne bakarken.
“Yüreğine, acı korkusunun, acının kendisinden de kötü bir şey olduğunu söyle. Düşlerinin peşinde olduğu sürece hiçbir yürek kesinlikle acı çekmez. Çünkü araştırmanın her ânı, Tanrı ve Sonsuzluk ile karşılaşma ânıdır.”