bugünkü haklarımızın bizlere toplumu yönetenler tarafından armağan edilmediğini de bilmelisin. bu hakları, bizden önce yaşayan kadınların mücadelesi sayesinde kazandık.
Schopenhauer kısa ve öz yazmıştı:
Kadınlar, çocuk olmakla adam olmak arasında, bir çeşit geçiş evresinde kalmış büyük çocuklardı. Gerçek insansa, "adam''`dı.
Her doğum, en az iki ölüm eder. Biri yaşamak, diğeri yaşatmak isteğine bağlı, iki ölüm.
Ancak hayata gelenin, hayatta kalması için, o ölümler sayesinde nefes aldığından habersiz olarak yaşaması gerekir. Aksi takdirde, söz konusu kişi bir savaştan ibaret olur ve her gün içinden ölü çıkar.
Sonuçta hepimiz, hayatta kalanların çocukları değil miydik? Savaşlar, depremler, kuraklıklar, katliamlar, salgınlar, işgaller, kavgalar ve felaketlerden sağ çıkanların çocukları... Dolandırıcıların, hırsızların, katillerin, yalancıların, muhbirlerin, hainlerin, batan bir gemiden ilk kaçanların ve de başkalarının ellerindeki can simitlerini söküp alanların çocukları..