KİTAP ÖZETİ VE YORUMUDUR
7/10
·262 syf.··
2026 29. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 01:26
Haziran ayında okuduğum kitaplardan biri, Gamble Kardeşler serisinin ikinci kitabı olan Oyuncu idi. İlk kitapta serinin en küçük erkek kardeşinin hikâyesini okumuştuk. Bu kitapta ise ortanca kardeş olan Chad Gamble'ın hikâyesini okuyoruz. Chad Gamble başarılı bir beyzbol oyuncusu. Bir gün bir barda Bridget ile tanışıyor ve ondan oldukça etkileniyor. Birlikte vakit geçirip geceyi beraber geçirmeye hazırlanırken Chad'in telefonuna bir mesaj geliyor. Bridget bu mesajı görünce kendisini oldukça özgüvensiz hissediyor. Çünkü Chad ünlü bir sporcu ve bugüne kadar hep çok güzel, manken gibi kadınlarla birlikte olmuş. Bu yüzden kendisini ona göre yetersiz görüyor ve Chad'e fark ettirmeden oradan ayrılıyor. Chad ise Bridget'in bir anda ortadan kaybolmasına oldukça şaşırıyor. Daha sonra Bridget'in çalıştığı iş yerinde aslında Chad'in küçük kardeşinin de çalıştığını öğreniyoruz. Yani Bridget, Chad'i daha önceden tanıyor diyebiliriz. Bir süre sonra bir iş yemeğinde yeniden karşılaşıyorlar. Yaklaşık bir ay sonra gerçekleşen bu karşılaşmada Chad, Bridget'e neden o gece ortadan kaybolduğunu soruyor. Bu konuşma sırasında dışarı çıkıyorlar ve tartışırken kendilerini öpüşürken buluyorlar. Tabii ki magazinciler peşlerini bırakmıyor ve fotoğraflarını çekiyorlar. Chad'in kariyerini korumaya çalışan asistanı, çıkan fotoğrafları fırsata çevirmek istiyor. Sürekli farklı kadınlarla anılması kariyerine zarar vereceği için Bridget ile sahte bir ilişki yaşamalarını öneriyor. Bridget ilk başta bunu kabul etmiyor ancak asistanın yaptığı şantaj sonucunda bu plana dahil olmak zorunda kalıyor. Böylece sevgili rolü yapmaya başlıyorlar. Zaman geçtikçe birbirlerinden etkilenmeye başlıyor ve bu ilişkinin gerçekten gerçek olmasını istiyorlar. Noel gecesinde artık duygularına karşı koyamıyorlar ve
OyuncuJennifer L. Armentrout · Dex Plus Yayınları · 2016469 okunma
6/10
·304 syf.··
2026 47. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 19:14
Gece Yarısı Treni; yalın ve zihin yormayan anlatımı, klasik ama her dönem ilgi çekmeyi başaran bir konuyu merkeze alması, anların kıymetini fark etmek, hayatın anlamını sorgulamak, karanlığı görmeden ışığın değerini anlayamamak ve deneyimlerin sonunda yapılan değerlendirmeler ile başlangıçtaki seçimler arasındaki farklara vurgu yapan yapısı ile kolay okunan bir kitaptı. Ancak ilk yarısında yer yer didaktik hissettiren konuşmalar ve içine girmekte zorlandığım, durgun ilerleyen işleyiş nedeniyle hikâyeyle güçlü bir bağ kuramadığımı hissettim. İkinci yarı ise bana Bir Noel Şarkısı ve 2006 yapımı Click filmini anımsatan kurgusuyla daha keyifli ve sürükleyici bir hâl aldı. Wilbur Budd, yokluk ve zorlu koşullar içinden büyük bir mücadeleyle sıyrılarak başarıya ulaşmış, Budd Kitabevleri zincirinin sahibi olmuş ve hayatı boyunca önemli başarılara imza atmış 81 yaşında bir adamdır. Ani bir kalp ağrısının ardından hayatını kaybettiğinde kendisini, çocukluk yıllarında ağabeyinin hediye ettiği trenin karşısında bulur. Bu tren, onun hayatının dönüm noktalarına yeniden tanıklık etmesini, geçmiş seçimlerini değerlendirmesini ve yaşamını anlamlandırmasını sağlayacak sıra dışı bir araç olacaktır. Wilbur bu yolculuk boyunca, dışarıdan büyük bir başarı hikâyesi gibi görünen hayatında yaptığı seçimleri, hataları ve kayıpları yeniden gözden geçirirken; bugünkü deneyimi ve birikimiyle gerçekten değer verdiği şeyleri, kaçırdığı fırsatları ve ihmal ettiği insanları çok daha net görmeye başlayacaktır. @koaladankitaplarr ile birlikte okuduğumuz, Gece Yarısı Kütüphanesi evreninde geçen bu kitap, son bölümlere doğru o hikâyeye ile de küçük bir bağlantı kuruyor. Gece Yarısı Kütüphanesi kadar içine çekildiğimi söyleyemesem de, hayatı farklı bir açıdan değerlendiren, "ya şöyle olsaydı" sorusunu
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026191 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·396 syf.··
2026 6. kitabı
𝓑𝓮𝓷 𝓰𝓮𝓵𝓭𝓲𝓶𝓶𝓶 Nasılsınız canım kitap dostlarım. Geçmiş bayramınız kutlu olsun. Bayramınız nasıl geçti? Bugün size Yabancı Yayınları ‘ndan çıkan @ashleyelston ‘ın güzel kaleminden #onsüprizrandevu kitabının yorumu ile geldim... #kitabınkonusu Ana karakterimiz Sophie'nin yeni yıldan tek dileği erkek arkadaşı Griffin’le biraz yalnız kalıp özgürlüğün tadını çıkarabilmekti. Ama ona sürpriz yapmak için gittiği partide ortaya çıktığı üzere özgürlük peşinde olan yalnız kendisi değildi.Dünyası başına yıkılan Sophie, Noel tatili için anneannesi Nonna'nın evinde toplanan geniş ailesinin yanında biraz olsun avunmayı umuyordu. Torununun kendine acımasına seyirci kalmak istemeyen Nonna hemen zekice bir plan kurdu: Her birini farklı bir aile üyesinin seçeceği on kör randevu.Bazıları felaketle sonuçlanabilecek bu randevuları atlatabilmek için Sophie'nin, kuzenleri Olivia'yla Charlie'nin ve tabii yan komşuları Wes'in yardımlarına ihtiyacı vardı. Efsane Dörtlü güçlerini yeniden birleştirmişken, ikinci şans peşine düşen eski sevgililer ya da imkânsız aşklar neler yaşayacaklar? Sophie bu randevulardan hangi sürprizlerle çıkacak? #kitaphakkındadüşüncelerim Kendini keşfetmek ve yeniden başlamak üzerine yazılmış güzel bir gençlik hikayesi okudum.Ama beni aşırı etkiledi diyemem. Çünkü yazar kitabın sonunu en başlarda belli etmiş. Romantik komedi türünde sizi gülümsetecek bir kitap arıyorsanız tavsiye ediyorum. Kitapla ve sağlıkla kalın... #okudumbitti #engelsiz_okurrr #10süprizrandevu #kesfet #isbirligidegildir
İhtiras MevsimiA. Yasemin Eren · A7 Kitap · 2022104 okunma
6/10
·272 syf.··
2026 5. kitabı
𝓑𝓮𝓷 𝓰𝓮𝓵𝓭𝓲𝓶𝓶𝓶 Nasılsınız canım kitap dostlarım. Geçmiş bayramınız kutlu olsun. Bayramınız nasıl geçti? Bugün size Yabancı Yayınları ‘ndan çıkan @ashleyelston ‘ın güzel kaleminden #onsüprizrandevu kitabının yorumu ile geldim... #kitabınkonusu Ana karakterimiz Sophie'nin yeni yıldan tek dileği erkek arkadaşı Griffin’le biraz yalnız kalıp özgürlüğün tadını çıkarabilmekti. Ama ona sürpriz yapmak için gittiği partide ortaya çıktığı üzere özgürlük peşinde olan yalnız kendisi değildi.Dünyası başına yıkılan Sophie, Noel tatili için anneannesi Nonna'nın evinde toplanan geniş ailesinin yanında biraz olsun avunmayı umuyordu. Torununun kendine acımasına seyirci kalmak istemeyen Nonna hemen zekice bir plan kurdu: Her birini farklı bir aile üyesinin seçeceği on kör randevu.Bazıları felaketle sonuçlanabilecek bu randevuları atlatabilmek için Sophie'nin, kuzenleri Olivia'yla Charlie'nin ve tabii yan komşuları Wes'in yardımlarına ihtiyacı vardı. Efsane Dörtlü güçlerini yeniden birleştirmişken, ikinci şans peşine düşen eski sevgililer ya da imkânsız aşklar neler yaşayacaklar? Sophie bu randevulardan hangi sürprizlerle çıkacak? #kitaphakkındadüşüncelerim Kendini keşfetmek ve yeniden başlamak üzerine yazılmış güzel bir gençlik hikayesi okudum.Ama beni aşırı etkiledi diyemem. Çünkü yazar kitabın sonunu en başlarda belli etmiş. Romantik komedi türünde sizi gülümsetecek bir kitap arıyorsanız tavsiye ediyorum. Kitapla ve sağlıkla kalın... #okudumbitti #engelsiz_okurrr #10süprizrandevu #kesfet #isbirligidegildir
10 Sürpriz RandevuAshley Elston · Yabancı Yayınevi · 2021952 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2026 14. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 23:51
Merhabaaa. Kasaba kitaplarını sevenler burada mı? Dream Harbor’ın sıcacık atmosferinde geçen bu hikâyede İris, sakin hayatını sürdürürken; dünyaca ünlü şef Archer kendini bir anda kasabada ve hiç beklemediği bir hayatın içinde buluyor. Üstelik Olive adında, yeni tanıdığı minik bir kızı da var. İris’in Olive’e destek olmasıyla başlayan süreç, zamanla ikisini birbirine yaklaştırıyor. Benim için edebi açıdan çok güçlü bir kitap olmadı. Daha çok akıcılığı, tatlı kasaba atmosferi ve yormayan kurgusuyla okuttu. Kafa dağıtmak, birkaç saatliğine günlük koşuşturmadan uzaklaşmak isteyenler için tam bir çerezlik kitap diyebilirim. Yetişkin okurlara hitap eden, sıcak ve samimi kasaba hikâyelerini sevenlerin okuyabileceği bir kitap.
Çilekli Pankek EviLaurie Gilmore · Juno Kitap · 202645 okunma
8/10
·168 syf.··
2026 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 23:58
Yolların kapandığı karlı bir Noel vakti, uzakta öğrenci evinde hasta yatan oğlunu alıp eve getirmek üzere yola çıkan Tom’un yolculuk hikayesi ‘Bilinmeyen Ülkede Yolculuk’. Belfast’dan Sunderland’a doğru karlı, fırtınalı bir havada gittiği bu yolda bir yandan geçmişine, hayatına dair çıktığı yolculuğa da eşlik ediyoruz. Bir telefon konuşması, bir şarkı veya bir anı ile bir pencere açılıyor ve oradan sızdığımız yerde Tom’un evlilik, ebeveynlik, sorumluluklar üzerine düşünceleri; pişmanlıkları, hesaplaşmaları, kaygıları var. Sayfalar ilerledikçe aile ile ilgili öğreneceklerimiz var. Üstelik de yazar, travmaları aile hikayesinin ortasına boca etmeyi seçmemiş, böyle metinleri daha çok beğeniyorum. Tom karakteri fotoğrafçılık yapıyor ve kitapta yer yer bunun da hoşuma giden yansımaları oldu. Bir bölümde Tom’un ifadesiyle toplumsal meselelerde ‘bireysel acıların mahremiyeti’ ama bir yandan da bu fotoğrafların toplumsal etkisi üzerinde düşünüyor, ikonikleşmiş bazı kareleri hatırlatıyor bize. Başka bir bölümde fotoğraf ve zaman ilişkisi üzerine düşündürüyor, bu bölümler de kitabın hoşuma giden kısımlarından oldu. Fotoğraf ve zaman kavramı üzerine düşününce John Berger’ı da anımsadım kendi kendime. Yazarın bu konuda hoşuma giden bir cümlesini buraya bırakıyorum. Kitabın geneline bakınca da beğenerek okuduğum, heyecanlı olay örgüsü sunmamasına rağmen kendini ilgiyle okutan bir kitap oldu. “İnsanlar fotoğrafları anlamıyor. Sanıyorlar ki fotoğraflar zaman içindeki anı donduruyor fakat gerçekte o anı zamandan kurtarıyorlar ve kameranın yakaladığı şey zamanın ileri doğru akışının dışına adım atıyor. Dolayısıyla o an daima var olacak, tam o saniyede nasılsa daima aynı şekilde yaşayacak, aynı gülümseme ya da kaş çatmayla, aynı renk gökyüzüyle, ışığın ve gölgenin aynı düşüşü, aynı
Bilinmeyen Ülkede YolculukDavid Park · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024346 okunma