Bozkır uçsuz bucaksız, insan ise küçücüktür. İnsan çok güçlü ve hünerli olmalıydı burada. Yoksa çürüyüp giderdi kısa zamanda. Sizin iyi ya da kötü durumda olmanız, bozkırın umurunda değildi.
Sözün kısası, bir insanın başka bir insana işkence etmek hakkının olması toplumun bir hastalığıdır; toplumda insana özgü yeteneklerin kaybolduğunun, bir ülkenin yurttaşları olmak bilincinin yok olduğunun, toplumda çürümüşlüğün başladığının göstergesidir.
Bu yaşama tam uyum sağlamak olanaksızdı, ama onun gerçekliğini kabul etmenin zamanı da gelmiş geçiyordu. Bana hâlâ ters gelen şeyleri içime, elimden geldiğince derinlere gömüyorum.
Bazıları yakınına beslediğin en büyük sevgin aynı zamanda en büyük bencilliğindir, der. Burada hangi bencillikten söz edilebilirdi, aklım bir türlü almıyor.