…herkesin başkasına kaybettirmek istediği bir dünyada. Böylesi koşullarda, herkes ister istemez kaybeder. Bir çatışmanın ya da güç ilişkisinin içinde hiçbir şey inşa edilemez. Oysaki saygı, saygıyı davet eder. Güven, kime gösterilirse, onu bu güvene layık olmaya davet eder.
Sınavla karşılaştığımızda genellikle öfke ya da umutsuzlukla tepki gösteririz, bize haksızlık gibi gelen şeyi haklı olarak reddederiz. Ama öfke sağırlaştırır, umutsuzluk kör eder. Bize sunulan büyüme fırsatını kaçırırız. Bu durumda sert darbeler ve yenilgiler birbirini izler. Üzerimize çullanan şey kader değildir, mesajını yenilemeye çalışan hayattır.