Geleneksel tiyatro psikolojisiyle gülünç "dost acı söyler" atasözüne kanıp yanılan bu kişiler, iltifatın bazen sevginin dışavurumu, açıksözlülüğünse huysuzluğun akıttığı zehir olduğunu bir türlü anlamazlar.
Bazı esprili, şefkatli, doğal bir seçkinliğe sahip, ama alenen hiçbir ahlaksızlıkta bulunmasalar ve tek bir ahlaksızlıklarından söz edilemese bile her türlü ahlaksızlığa yatkın insanlarla hayat tuhaf şekilde kolay ve hoştur. Esnek, esrarengiz bir yanları vardır.
Bir insanın hem aşağılık olup hem sevilebileceğini düşünüyordum. Ama sevgi bittiği andan itibaren gönül insanları tercih ediliyor. Bu alçağa tutkum tamamen zihinsel olduğu, duyuların etkisinde kalmak gibi bir mazereti olmadığı için iyice tuhaftı.
Ölümde, hatta öncesinde de saklı güçler, gizli destekler, hayatta bulunmayan bir "ihsan" mevcuttur. Tıpkı sevmeye yeni başlamış aşıklar gibi, tıpkı şarkılarını söyleyen şairler gibi, hastalar da kendilerini ruhlarına daha yakın hisseder.