Kişinin belirli bir anda yaşadığı, hep hayalleridir - ya da, aldanmaları; gerçeklerini ise hep sonradan, çok sonradan, geçmişi olarak yaşar - yani: Kişiyi belirleyen hep gerçekler olduğu halde, yaşadığı, hep, hayalleridir.
Kişi, hiçbir hayalini gerçekleştiremeden de yaşamış olsa, hayallerini gerçekten yaşamış olabilir-
gerçekleşmeyeceklerini bile bile, değerli hayallerini sürekli gerçekleştirmeye çalışmışsa...
Çünkü, yıkıma yönelmiş yaşamının bölük pörçük olması, temelde ilişkilerinin - en temelde de, en önemli ilişki saydığın sevginin (sevgilerinin)- eksik, dağınık, güdük olmasından dolayıydı: İçine düşüp sürüklendiğin akıntıda, ayağını yere basmaya; çıkılacak bir taş ya da tutunacak bir dal bulmaya çalışmaktı sevgi(ler) inden dolayı yaptıkların