H

Belki zamanla bu haline alışır, gelecekten bütün umudunu keser, kalbini soğuk bir duygusuzluğa, isteksiz bir dostluğa gömebilirdi.
Sayfa 519·Kitabı okudu
Reklam
Düşüncesi, iradesi, sinirleri bu cendere içinde birkaç ay daha kalırsa kendi güçlü bünyesinin bile buna dayanamayacağını hissediyordu. Bunca zaman yabancı kaldığı bazı şeyleri anlamış, ruhun tutkuyla savaşında ne kadar kuvvet harcadığını, insanın kalbinde ne derin, ne onulmaz yaralar açıldığını, acıdan nasıl ağladığını, hayatın da bu mücadeleler içinde nasıl geçtiğini görmüştü.
Sayfa 514·Kitabı okudu
Hayat rüzgar gibi gelip geçiyor, sen yatıp uyumaktan söz ediyorsun. Sönmeyen bir alev olmalısın. Ah! Keşke iki, üç yüzyıl yaşayabilsem! İnsan o zaman neler yapmazdı.
Sayfa 493·Kitabı okudu
Aşk onun için artık kızamığa, çiçeğe, sıtmaya tutulmak gibi bir şeydi; aklına gelince ürperiyordu.
Sayfa 483·Kitabı okudu
Her ne kadar aşkın ele avuca sığmaz bir şey, insanı durup dururken hasta eden bir illet olduğu söylenirse de onun da her şey gibi kendine göre nedenleri ve kanunları vardır. Bu kanunlar henüz layıkıyla incelenememiştir. Çünkü aşka düşen bir insanın kendi ruhunda filizlenen bu duyguyu, gözlerini kapayan büyüyü bir bilgin gözüyle seyretmeye vakti yoktur.
Sayfa 481·Kitabı okudu
Reklam