H

Bitmesini istemediğimiz geceler, geçmesini istemediğimiz kışlar olabildiğine göre, birlikte yaşamayı sevdiğimiz kederler de yok değildir elbette.
Sayfa 277·Kitabı okudu
Reklam
Sokrat'a "Niçin hiç kederlenmiyorsun?" diye sorarlar. O, "Kaybettiğimde beni kederlendirecek şeyler edinmiyorum." diye cevap verir.
Sayfa 261·Kitabı okudu
Kaybettiklerimiz, kaybolmuş değildir, şeylerin yalnızca bize dönük ilişkilerindeki farklılaşmalardır, yalnızca vasıfların kaybıdır.
Sayfa 188·Kitabı okudu
Tek bir sonuca bina edilen süreçler, o sonuç elde edilemediğinde yerle yeksan olmuş gibi zannedilse de, süreçte elde edilen kazanımlar yok olmayacaktır.
Sayfa 158·Kitabı okudu
Gelenekler, nefsin mahrumiyetlerini 'acı' olarak niteler. Bu yalnızca bir yorumdur. İnsanlık tarihi binlerce yıldır bir şeye acı dediğinden, şimdi biz de bu durumları acı olarak yorumluyoruz. Ölümü, ayrılığı, ağlamayı 'acı' diye vasıflandırmak insanın genlerine işlemiş durumdadır. Belki de ağlayan insanlar, ağlamayanlara nispetle daha çok haz içerisindeler. Ağlama hazzı... Ama bu haz nefiste değil, ruhta ve kalpte yaşanır. Ağlamanın negatif bir durum olduğunu söyleyen geleneksel aktarımdır.
Sayfa 152·Kitabı okudu