"İnsan yüreği tıpkı kırk odalı bir saraya benzer. Ömür dediğimiz kısacık zaman, bu odalara sakladıklarımızdır. Son odayı da doldurduğumuzda göçme vakti gelmiş demektir."
"Mülksüz olmak tıpkı köksüz olmak gibidir. Yelin önünde oraya buraya savrulan çerçöp gibidir köksüz insan. Mal mülk ise insanın ayağında birer prangadır. İnsanı bulunduğu yere bağlayan, zorunlu bir aidiyet yaratan prangalar."
"Ne yazık, zamanın ne büyük bir hızla aktığını fark edemedi bile. Gerçi erken fark etse ne değişecekti? Neye engel olabilirdi? Kim önüne geçebilmiş, kim durdurabilmiş bu akışı da o yapabilsin? Zamanın kölesiydi diğer tüm canlılar gibi. Son herkes için aynıydı."