itibarını hiç lekeletmeden skandaldan skandaka koşmayı beceren yazarlar biliyorum. çoğu beyaz. çoğu erkek. isaac asimov seri tacizciydi; harlan ellison da öyle. david foster wallace da marry karr'ı istismar ve taciz etmiş, ısrarla takipten vazgeçmemişti. deha diye göklere çıkarılıyorlar hâlâ.
"okullarda tarihi bize fazla steril bir şekilde öğrettiklerini düşünüyorum. o mücadeleler bize çok uzak görünüyor bu yüzden, sanki böyle şeyler bizim başımıza asla gelemezmiş, ders kitaplarındaki o insanların aldığı kararları biz asla alamazmışız gibi."
yayın dünyasının işleyişinin karanlık tarafı bu mu acaba, diye merak ediyorum. bir kitap büyük bir başarı yakalıyorsa sebebi bir noktada herkesin, çok da hikmet aramaksızın, o günlerin kitabının o olacağına karar vermesi mi?