ben ilk görüşte aşka inanırım. kadere. evrene. hepsine. ama düşündüğünüz gibi değil. ruhlarımız ortadan ikiye ayrılmış ve sen ebediyen diğer yarımsın tadında değil yani. ben sadece bazı insanlarla tanışmamızın kader olduğuna inanırdım. evrenin onları yolumuza ittiğine.
yazmak gerçek sihre en yakın şey. yazmak hiçlikten bir şey yaratmak, başka diyarlara kapılar açmak demek. yazmak gerçek dünya canınızı fazla acıttığında kendi dünyanızı şekillendirme gücü verir insana. yazmayı bırakırsam ölürüm.
itibarını hiç lekeletmeden skandaldan skandaka koşmayı beceren yazarlar biliyorum. çoğu beyaz. çoğu erkek. isaac asimov seri tacizciydi; harlan ellison da öyle. david foster wallace da marry karr'ı istismar ve taciz etmiş, ısrarla takipten vazgeçmemişti. deha diye göklere çıkarılıyorlar hâlâ.
"okullarda tarihi bize fazla steril bir şekilde öğrettiklerini düşünüyorum. o mücadeleler bize çok uzak görünüyor bu yüzden, sanki böyle şeyler bizim başımıza asla gelemezmiş, ders kitaplarındaki o insanların aldığı kararları biz asla alamazmışız gibi."