annemiz bize, "canlarım. aşklarım. mutluluğum. tapılacak bebeklerim" derdi.
bu sözcükleri duyunca gözlerimiz doluyor.
bu sözcükleri unutmalıyız, çünkü artık kimse bize böyle şeyler söylemiyor, bu sözcüklerin anısı da taşınamayacak kadar ağır.
yas aslında bencildir, terk edilmiş bir dünyada kendimiz için tuttuğumuz bir yastır. ben onsuz nasıl yaşarım?
... ama bu, hikayenin sadece bir parçası, vedalaşmanın bir yüzü.