çocukluk dikeydir. yukarıya doğru büyürsün, boyun bahçedeki güllerinki kadardır, herkes sana her yıl ne kadar büyüdüğünü tekrar edip durur, baban seni havaya kaldırır, parmak uçlarında yükselirsin, her şey kıpır kıpır hayat ve hareket doludur, yatmak istemezsin, ancak zorla yatarsın. yaşlılık yataydır. azıcık dinlenelim, öğleden sonra uzanalım, kanapeye şöyle bir uzanacağım sadece, çünkü belim.. yaşlılık uzun süreli, belki de sonsuz bir yataylığa alışmaktır.
bir zamanlar beni daima güldüren hikâyeyi okuyordum, oysa şimdi bana öyle hüzünlü geliyordu ki, belki de bir başka, daha mutlu bir zamanda okumanın hatırasını uyandırdığı için.