Eray Öztürk

Eray Öztürk

, bir kitap okudu
Puan vermedi·109 syf.·
2025 22. kitabı
Franz Kafka
7.3/10 · 34,5bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Deveci bir savaşçı değildi ve şimdiye kadar birkaç kez kahinlere danışmıştı. Kahinlerin çoğu ona doğru şeyler söylemişti; bazıları ise yanılmıştı. Bir gün, en yaşlı (ve en ürkütücü) kahin, deveciye neden bu kadar gelecekle ilgilendiğini sormuştu. — ‘Bir şeyler yapabilmek için,’ diye yanıtlamıştı deveci. ‘Ve olmasını istemediğim şeyleri tersine çevirmek için.’ — ‘O zaman bu senin geleceğin olmaz ki,’ demişti kahin. — ‘Ama belki de olacaklara kendimi hazırlamak için geleceği öğrenmek istiyorum.’ — ‘Eğer bunlar iyi şeylerse hoş bir sürpriz olacak,’ demişti kahin. ‘Ama eğer kötü şeylerse, henüz gerçekleşmeden önce acı çekeceksin.’
Sayfa 120·Kitabı okudu
Sen bana iki gün önce, benim hiç yolculuk hayalleri kurmadığımı söylemiştin,” diye yanıtladı Tüccar. “İyi bir Müslüman için ilk şart bir yolculuk yapmaktır. Hayatımızda en az bir kez kutsal kent Mekke’ye gitmek zorundayız. Mekke, Piramitlerden çok daha uzakta. Gençken, sahip olduğum az bir parayı bu dükkânı açmak için kullandım. Bir gün Mekke’ye gidecek kadar zengin olmayı umuyordum. Doğrusunu istersen para kazanmaya başladım ama kristalleri kimseye emanet edemedim; çünkü kristaller çok narindir, dikkat gerektirir. Bu süre içinde Mekke’ye giden birçok insan uğradı dükkânıma. Aralarında hizmetçileriyle, develeriyle birlikte yola çıkan zengin hacı adayları vardı ama çoğu benden daha yoksul insanlardı. Hepsi mutlu gidip mutlu dönüyor ve evlerinin kapısına hacca gittiklerini gösteren alametler asıyorlardı. Bunlardan biri, hayatını ayakkabı tamir ederek kazanan bir kunduracıydı. Çölü geçmek için bir yıl yürüdüğünü söyledi, ama şimdi kösele almak için Tanca sokaklarında yürümek zorunda kalınca kendini daha yorgun hissediyormuş. “Peki, Mekke’ye şimdi neden gitmiyorsunuz?” diye sordu delikanlı. “Beni hayatta tutan şey Mekke’dir. Hepsi birbirine benzeyen günlere, raflara dizilmiş şu vazolara, iğrenç bir kahvede öğle-akşam yemek yemeye katlanma gücünü bana o veriyor. Düşümü gerçekleştirmekten korkuyorum, çünkü o zaman yaşamak için bir sebebim kalmayacak. Sen koyunları ve Piramitleri hayal ediyorsun. Sen benim gibi değilsin, çünkü sen düşlerini gerçekleştirmek istiyorsun.
Sayfa 68·Kitabı okudu
Alanı ve gelip geçenleri seyrederek bir süre sustular. Sessizliği önce yaşlı adam bozdu: — Neden koyun güdüyorsun? — Çünkü yolculuk yapmak hoşuma gidiyor. Yaşlı adam, alanın köşesinde, kırmızı arabasında patlamış mısır satan adamı gösterdi: — Çocukken bu adam da yolculuk yapmak istiyordu. Ama patlamış mısır satmayı, yıllar boyu para biriktirip bu arabayı satın almayı seçti. Yaşlandığı zaman bir aylığına Afrika’ya gidecek. İnsanın düşlediği şeyi gerçekleştirmesi için her zaman olanak bulunduğunu bir türlü anlayamadı. “Çobanlığı da seçebilirdi,” diye düşündü delikanlı. Bu düşüncesini yüksek sesle tekrarladı.