Kafamda sürüncemede birikmiş bir sürü şey var. Şu yazıcıya gönderilip biriken iş yükü gibi. Bir türlü olmuyor biriktikçe beni de bunaltıyor ,oysa görünürde hiçbir işim yok ,tatile girdim sayılır ama beyin work ,work,work.. Kafa tatili dedikleri ,kafayı boşaltabilmek olmalı ama nasıl
Diyarbakır ulu cami pehlivanın kürsüsü ​Ne gamdan kork ne her bî-çâre kuldan merhem ümit et Veren feryâdı O’dur hem dahi rûh vâhası Allâh Tülay Aslan Dert Allah'tan Şifa Allah'tan Sabah erken uyandığım zaman kapı çaldı gelen bizim postacı arifti arif baba dedi pehlivan Mustafadan mektup gelmiş size diyordu bizim pehlivan diyarbakır ulu caminin eski imamlarındandı vaazlarında sürekli kürsüye çıkıp cihat meydanında şeytanı alt ettiği için kendine halk pehlivan lâkabını uygun görmüştü mektubu alınca okumak için acele ettim beni islamın 5.haremi şerifi kabul edilen Diyarbakır ulu camiye bir demli çay içmeye bekliyor ve şu satırları yazıyordu Arslan baba gamdan korkma dert ve şifa Cenabı Hakkın katında feryadı veren o ise şifayı verecek olanda o dur Müzeyyen hanım valizimi hazırla diyarbakır ulu cami beni çağırır dostlar çağırınca biriniz kutup yıldızında diğeriniz marstada olsa mutlaka gitmen gerekir dedi müzeyyen hanım dostlar bekletmeye gelmez diyarbakır ulu camiye vardığımda bir kaçak çay içtim tavşan kanı mübarek diyarbakır ulu cami taş bir yapıdır karacadağ volkanik patlaması ile oluşan diyarbakırın ünlü siyah taşı kullanılarak inşa edilmiştir pehlivan mustafa hastaydı sekerat anında şu sözler ile veda etti kurtarıcımız olan Hakka gidiyorum ve o günden sonra Arslan baba zamana direnen Diyarbakır ulu camide dostunu defnetti pehlivanlık kürsüsünü terketmedi
Din
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hayatınıza bazı insanlar eşlik eder Bazıları en başından vardır Ama bazıları beklenmedik tesadüfle karşınıza çıkar, güven limanınız ve aileniz olur Öyle insanları kaybetmeyin. Ki o insanlar, hayatınıza gelmesi tesadüf değil❤️‍🩹 Nehirrr💙 Zeynep💚 P.🖤 Prenses 27🤍
*ÂB-I HAYAT - 4871* Büyükler buyurdular ki; Mübarek bir zat birisine; ne iş yapıyorsun demiş. O da berbat bir işte çalıştığını söylemiş. Evladım, yaptığın iş, yediğin içtiğin haram, Allah'tan korkmuyor musun? O işi bırak, helal yoldan bir kazanç kapısı bul demiş. Ama hocam, işte çoluk çocuğun rızkını kazanıyorum. Burada çok para kazanıyorum. Başka yere gitsem bu kadar kazanabilir miyim acaba, benim halim ne olur demiş. O zat da; vah vah demiş. Allahü teala senin rızkını haram işlerken veriyorsa sen helal işle uğraşırsan rızkını keser mi? Allahü tealanın verdiği rızıktan nasıl şüphe edersin. Allah'tan kork, demiş. Allahü teala hepinize din ve dünya selameti versin. Âmin. *Huzur Pınarı* huzurpinari.com
Alıntı
NÖROBİLİM SOSLU ŞARLATANLIK...
Nörobilim Soslu Şarlatanlık: Kişisel Gelişim Endüstrisinin Yeni Bilimsel Kılıfı Kişisel gelişim sektörü, kitleleri manipüle etmek ve ceplerini boşaltmak için her dönem yeni bir maske takınır. Geçmişin "kuantum enerjisi", "çekim yasası" ve "evrenin gücü" zırvaları toplumda haklı bir entelektüel tiksinti meydana getirince, bu tacirler hızla taktik değiştirdi. Sektörün yeni gözdesi, modern tıbbın ve biyolojinin en prestijli alanlarından biri olan nörobilimdir. Bugün "nöro-koçluk", "beyin haritalama ile başarı" veya "sinir sistemini yeniden programlama" adı altında pazarlanan söylemler, bilimin arkasına saklanan derin bir cehaletin ve nitelikli dolandırıcılığın ürünüdür. Laboratuvarlarda fMRI cihazlarıyla yürütülen, yıllar süren mikroskobik ve istatistiksel araştırmalar, bu endüstri tarafından vahşice basitleştirilmektedir. Bilimsel bir makaledeki "beynin x bölgesi belirli bir görevde daha fazla oksijen tüketmiştir" ifadesi, bu şarlatanların elinde "İşte zengin olmanızı engelleyen o nöronu yok etme formülü" gibi amorf bir vaade dönüşür. Sinirsel plastisite (neuroplasticity) gibi beynin adaptasyon yeteneğini açıklayan gerçek biyolojik mekanizmalar, sanki sabah olumlu düşünerek akşam milyarder olunabilecek bir sihirli değnekmiş gibi pazarlanmaktadır. Gerçek sinirbilim, kesin sonuçlar vermekten kaçınan, metodolojik şüpheciliğe dayanan bir disiplinken; nöro-zırva endüstrisi mutlakiyet, kesinlik ve anlık mucizeler vaad eder. __Bu manipülasyonun en tehlikeli yanı, bilimin otoritesini sömürerek insanları rasyonel düşünceden uzaklaştırmasıdır. Latince terimler, nörotransmitter isimleri ve uydurma "nöro-teknikler" havada uçuşurken, dinleyici tıp dilinin ağırlığı altında ezilir ve eleştirel düşünme yetisini kaybeder. Popüler kültürün çöplüğüne dönen "sağ beyin-sol beyin"
Nörobilim
DEHB Nöro-gelişimsel bir bozukluktur, yani yaşam boyunca devam eder. Yetişkin Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu