Dünyada 100 kitap olsaydı ve kitaplıklar 10 kitap içerseydi, birbirinden farklı 17310309456440 (17trilyon) kitaplık oluşturulabilirdi. Bu yüzden, bir başkasının kitaplığını iyi inceleyin, muhtemelen aynısını göremeyeceksiniz.
Velhasıl bu gönül işlerine akıl sır erdiremedim ben. Kanımın kaynadığı bir zaman var mıydı, hatırlamıyorum. Abimin olmuş mesela; neticesi ortada. Galiba bu işlere insanın delisi meylediyor; akıllıca bir iş değil çünkü.
Bir yolculukta, geçip giderken birilerini anlık görür de, acaba kimdir, ne iş yapar, neler yaşadı, neler düşünüyor diye düşünürüz. Onun dünyası nasıldır merak ederiz. İşte bu kısa romanda o kişilerin dünyalarını kendi bakış açılarından öğreniyoruz, hatta bir kedininkini bile... Müzisyenliğinin yanında edebi olarak da çok başarılı, Hüsnü Arkan'ın bu yönünden geç haberdar olduğuma üzüldüm...
Kendisine has akıcı, sürükleyici, vurucu üslubuyla geçmiş ve yeni yazılarının bir harmanını beğenimize sunmuş, Özdil... Tabi ki bu harman, özenle seçilmiş. Yaşadığımız bu döneme karşın, bizlere umut ve ilham veren yaşam hikayelerinden oluşuyor. Çoğunu daha önce okumuş olmama rağmen, yine de bir solukta zevkle ve hatırlayarak tekrar okudum. Özdil ile tanışmamış kişiler için, bu kitap, bir çok kişi, olay ve hikayeyi ilk defa duymalarına sebep olacak ve pek çok yeni kapıyı aralayacaktır... Yılmaz Özdil