Ölülerin dirilmesinin bedeli
7/10
·375 syf.··
2026 4. kitabı
Ustad gene konusturmuş kalemini. Özellikle son 50 sayfası hatta son 5 sayfasi, beni benden aldi. Yani o adamın sonlara dogru girdiği psikolojiyi inanilmaz iyi yansitmiş. Korku dozu yerinde. Micmac mezarligina giderken ki betimlemeler muazzamdı. Yine de, en az 50 sayfayı kitaptan çikartmak lazim. Gereksiz 50-60 sayfa olmasa puanimi yukseltirdim. Butun macerayı son 50 sayfaya yıkmiş bu da biraz modu dusuruyor. NOT: bu tercüman bey, vefat etti mi bilmiyorum ama lutfen kitap çevirmesin. Kitabin bir cok yerini anlamadigim için, bazı yerleri ingilizcesinden okumak zorunda kaldim. Yani işin ciddiyetsizlik boyutu arşa çikmiş bu tercume ve editorlukte. Bazi yerlerde kimin konustugu dahi belli değil. Tekrar tercume edilip yeni baskısi yapilmali. Bu tercumanin kitaplarini asla okumanizi tavsiye etmem
Hayvan MezarlığıStephen King · Altın Kitaplar · 201914,5bin okunma
Muhteşem serinin ilk kitabı
9/10
·400 syf.··
2026 2. kitabı
Bu kitap, bu türlerde okuduğum ilk kitap olmasi hasebiyle ayri bir yere sahip. Kısa kısa hikayelerden oluşan, akıcı bir dile sahip asla sıkmayan serinin ilk kitabı. Üstad, kitabi yazarken butün hunerini sergilemis. Özellikle diyaloglar -hele içinde dandellion varsa- gülmekten karnıniza agrilar girebilir. Klasiklerden sıkalan bir yapiniz varsa, kitap okumaktan pek haz etmiyorsanız, iste size başlangıç fırsatı. NOT: Kitap muazzam ama tercume de muazzam. Regaip hanim güzel ve zorlu bir iş çikarmiş. FAKAT!, bilerek yaptigindan suphem yok ama 'hissetmek' diye yogun kullanilan bir kelimemiz varken; ne için ya da hangi amacla 'duyumsamak' gibi eğreti ve toplumda karsiligi pek olmayan garip sozcugu sectiniz anlayamadim. Bir noktadan sonra sinirlerimi yiprattı bu uyduruk kelime. Tercume bu yuzden 9/10.
Duygu ve Düşünce
The Witcher - Son DilekAndrzej Sapkowski · Pegasus Yayınları · 20174,280 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·373 syf.·
2026 25. kitabı
Kitabın ne kadar derin olduğunu tahmin ediyordum. Anlaşılması açısından zaman zaman zorlasa da verdiğim her bir vakte değen müthiş bir eserdi. Şems-i Tebrîzî'nin değişik meclislerdeki konuşmaları, Mevlana ile sohbetleri, kendine sorulan soruları içeriyor. Mecliste bulunanlar tarafından not alındığı için kopukluklar var. Hatta kimi zaman konuşanın kim olduğunu anlamak zorlaşıyor. Tebrîzî'nin diline aşina olmayanlar başta daha çok zorlanabilir ama okudukça anlaşılması da artıyor. (Başka çevirilerine de bakmak lazım.) Bazı yerleri tam anlayamadım. Bazı yerlerde de Şems'in kendini çok fazla övdüğü intibaı oluştu. Fakat bu izlenim doğru olmayacak kadar eserin geneline tevazu hâkimdi. Normalde Mevlana'nın şeyhi olduğu halde onu kendinden daha üstün ve faziletli görüyor. Hatta "Mevlana Allah dostu ben dostun dostuyum" diyor. Şems-i Tebrîzî sivri dilli bir zât. Her ne kadar tüm içindekileri aşikâr etmiyorum dese de bu söyledikleri bile bir çok kişiyi rahatsız etmeye, farklı anlaşılmaya sebep olabiliyor. Bizi seven bizi doğru anlar gibi bir yer vardı yanılmıyorsam, demek ki kalple dinlemek lazım tam anlamak için. Tebrizli'yi gerçekten tanımak isteyenler için okunmazsa olmayacak bir kitap. Eğer ruhun derinliklerine doğru samimi, maskesiz ve gerçek bir yüzleşmeye cesaretiniz varsa, görüneni değil manayı arıyorsanız, Makâlât'ı okumalısınız. Şems’in o insanın içine işleyen sözlerinden biriyle bitireyim: "Dünyadaki bütün kütüphaneleri, kitapları yaksanız, kalbi uyanık olan bir tek insanı yakamazsınız. Çünkü asıl yazı kalbe yazılmıştır."
MakâlâtŞems-i Tebrizî · Ataç Yayınları · 2009624 okunma
8/10
·272 syf.··
2026 60. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 10:56
Bu kitapla çocukluğunuzun tozlu sayfalarını aralamaya ne dersiniz? Vidar, öğretmenlik yaptığı okulda karıştığı bir olaydan dolayı açığa alınır. Evde bulunduğu bu süreçte eski bir kolide ailesinin yazlık evinin numarasını bulup o numarayı çevirdiğinde duyduğu ses ölen babasına aittir. Vidar, bir anda kendini 17 Haziran'ın sıcak günlerinde bulur ve aklına çocukluğuyla da konuşabileceği fikri gelir. O günden sonra sık sık evi arayarak çocuk Vidar'la konuşmaya başlar. İğneyle kuyu kazar gibi saat saat, dakika dakika o günü not etmeye başlar. Peki, 17 Haziran'ı diğer günlerden ayıran nedir?Neden nisan, mayıs değil de haziran; ayın 3'ü 5'i değil de 17'si? İşte bizler de Vidar'la bunun cevabının peşinde sürükleniriz. Kitap bittiğinde insanın çocukluktaki yaraları iyileşmeden büyüyemediğini anlıyoruz. Bir yandan soruşturmanın seyrini, diğer yandan geçmişin sırlarını merakla okutan, dili oldukça sade bir kitap 17 Haziran. Kitabın büyük bir bölümünün telefon konuşmalarından oluşması ve bölümlerin kısa olmasından dolayı kitabı çok kısa bir sürede okudum. Telefonun ucunda, Vidar'ı bekleyen hangi çocukluk travması var ? Okuyup öğrenin, derim. Kitapta en hoşuma giden şey, kaybettiğiniz aile üyeleriyle hatta kendi çocukluğunuzla konuşabilme fikriydi. Peki ya çocukluğunuzla konuşma fırsatı verilseydi sizler ona ne söylemek isterdiniz? Bugün 17 Haziran. Yani çocukluğunuza gidip onu anlama vakti. Kitaplı günler.
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,104 okunma
9/10
·224 syf.··
2026 58. kitabı
#arzununokudukları #okudumbitti #yorum Funda Uçuk Er Hayykitap #kocambirnarsist Kahvekokulukitaplar1 #kitapdostluğu01 "Mahşer gününde şikayet edeceklerim Var Allahım... Hakkımı helal etmeyip görülecek hesabı beklediklerim var." Alıntı "Meşhur diller ve nafile vaatler ancak aç gönülleri kandırır. Doysa kız çocuğu oysa evinde, gerçek sevgiyi nerede görse tanır. "Alıntı. " Zira bir insan çok zor bir imtihandan geçerken buna şahit olan diğerlerinin de bir o kadar imtihan içinde olduğunu düşünüyorum. Kolaylaştıranla zorlaştıranın hesabının aynı olmayacağını zannediyorum." Alıntı. Herkese merhabalar Sevgili hemşehrim Funda Uçuk Er 'in' HADİN' serisinden sonra yeni serisinin ilk kitabı 'Kocam bir narsist' kitabının yorumuyla geldim. Yine akıcı yalın ama şefkatle tokatlayan cümleler ile kendimize geldik. O kadar beğendim ki 1000 k da onaltı alıntı yaptım. Daha da altı çizili çok cümlem var ama hepsini yazamam. Sizde mutlaka kitabı alıp okuyun ve okutun. Ki hatta evlilik okulları açılsın ve de ders kitabı olarak okutulsun. Kitabın içindeki dizi ve film önerilerini not alarak müzikleri de dinleyerek okumanızı tavsiye ederim. Kesinlikle derinden sarsıcı. Melal&Atlas Sadberk&Pamir Ve kendi imtihanları içinde herkese etmeye çalışan psikolog çiftimiz : Güneş & Kartal.
Kocam Bir NarsistFunda Uçuk Er · Hayy Kitap · 2025418 okunma
9/10
·325 syf.··
2026 27. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 15:38
Kitapta bana en çok dokunan şey, 'akıllı olursam beni severler' düşüncesi. Acaba kaç çocuk böyle düşündü bu zamana kadar diye sorgulayıp üzüldüm gerçekten. Akıllı olsan da dert, olmasan da dert bu dünyada. Kitap bunu o kadar güzel anlatmış ki, bir de tabi kimsenin 'özüne' bakmadığını. Kitabın ana karakteri Charlie, düşük IQ ile doğan bir çocuk. Bilim adamları da bu zeka seviyesini arttıracak bir yöntem bulurlar. İlk önce Algernon adlı farede denenir ve başarıya ulaşır. Charlie de düşük seviyesine rağmen okuma yazmayı az çok bilen, kendi başına hareket edebilen biri olduğu için, mükemmel bir adaydır ve deneyi kabul eder. Deneyden sonra bütün her şeyi not alır. Kitabı okurken yazım yanlışları görünce şaşırmayın,okudukça anlayacaksınız nedenini. Düşük zekalı olduğu zaman yaşananları, zekası artmaya başladıkça daha iyi anlar. Geçmişte ailesiyle yaşadıklarını sorgulamaya başlar. Hayali zeki olup annesinin karşısına çıkmak çünkü sürekli annesiyle bu konuda sorun yaşamıştır. Zeki olunca daha çok arkadaşı olacağını zanneder, küçükken hep dışlanıp, dalga geçilmiştir çünkü. Ama hiçbir şey istediği gibi gitmez, hatta zekası arttıkça insanlar ondan uzaklaşır, onu kıskanır ve yine yalnız kalır. Her şey çok güzel giderken Algernon da yanlış bir şeyler olmaya başlar, Charlie de bunun kendisine de olacağını fark eder ve önlemek için çalışmalar yapmaya başlar. Ne yaparsanız yapın insanlar bir şekilde sizi hor görmeyi başaracak. Okurken hem üzüldüm hem çok sinirlendim. Özel eğitimde de çalışmış biri olarak, gerçekten hepsi çok özel bireyler ve herkesi insan olarak görüp, içlerine bakarsak çok şey başarırız diye düşünüyorum. Kesinlikle tavsiye okuyun,okutun.
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,7bin okunma