Dînen zengin sayılmanın üç derecesi vardır:
1. Zekât vermeyi gerektiren zenginlik. Bu, yıl boyu nisaba malik olmak demektir.
2. Zekât almayı haram, fıtır sadakası ve kurban kesmeyi vācip kılan zenginlik. Bu, asli ihtiyaçlardan artan ve nisaba ulaşan herhangi bir mala sahip olmaktır.
3. Dilenmeyi haram kılan ve fakat istemeden verilen sadakayı almaya mâni olmayan zenginlik. Bu da günlük nafakaya ve avret yerlerini örtecek elbiseye sahip olmak demektir.
İşte bu durumdaki bir insanın kalkıp dilencilik yapması, o işi alışkanlık ya da sanat edinmiş olmasıyla yorumlanır. Böylesi kimselerin topladıkları da kendileri için birer kor parçası demektir. Bu sebeple Peygamber Efendimiz, "Bu durumu öğrendikten sonra artık dileyen dilediği kadar dilensin" buyurmakla çok ciddi bir uyarıda bulunmuştur. Yoksa bu tür kimseleri serbest ya da kendi hallerine bırakmak anlamında bu sözleri söylememiştir. Hadisimizde açık bir tehdid ve sakındırma vardır.