Şeyma

Şeyma
@notdefterimden
İnsan için ancak çalıştığı vardır. Necm, 39.
Ben de bir insanım. Hiçbir fevkalâdeliğim yok. Bir kadere bağlıyım. Bir takım zaaflarla doluyum. Belki herkesten daha zayıf.
Reklam
Fikirlerimi, gayeleri seninle paylaşmak, doğru bulduğumuz şeylere beraber inanmak istiyorum. Etrafın seni sıktığı zaman kitap oku. Ben şimdiye kadar her şeyden çok kitaplarımı severdim. Bundan sonra her şeyden çok seni seveceğim ve kitapları beraber seveceğiz. İnsan muhitin bayağı, mânâsız, soğuk tesirlerinden kurtulmak istediği zaman yalnız okumak fayda verir. Bana en felaketli günlerimde kitaplarım arkadaş olmuştu. Fakat bu yetmiyor. Şiirlerimde de gördün ki kitaplara rağmen çok ıstırap çektim. Çünkü candan bir insanım yoktu. Sen benim yarım kalan tarafımı ikmal edeceksin.
Allah Rasûlü ﷺ haccı tamamladıktan sonra Mekke'de kalma husûsunda suâl soranlara: "Mekke kalma yeri değildir. Dışarıdan gelen kimselerin, hac ibadetlerini yerine getirdikten sonra Mekke'de kalacağı müddet (ancak) üç gündür." (Ahmed, IV, 339) buyurmuştur. Hazreti Ömer -radıyallâhu anh- da, hac ve umre ibadetlerini îfâ edenlere, vazifelerini tamamladıktan sonra tazîm hislerinin zedelenip lâubâlilik meydana gelmemesi için hemen memleketlerine dönmelerini tavsiye etmiştir.
Zenginlerin mallarından sadaka al" [Tevbe sûresi (9), 103) âyeti gelince, hadisimizdeki teşvikin de tesiri ile sahâbîler arasında sırtıyla yük taşıyıp sadaka vermek için çırpınanlar oldu. Hatta bir keresinde bir sahābī iki avuç hurma getirdi. Münafıklar "Allah bu adamın iki avuç hurmasına muhtaç değildir" diye onu küçümsediler. Bir başka sahâbî, epeyce yüklü bir para getirdi. Bu kez de münafıklar "Bu bir gösterişten ibarettir" dediler. Bunun üzerine şu âyet indi: "Sadakalar hususunda, mü'minlerden gönüllü verenleri ve güçlerinin yettiğinden başkasını bulamayanları çekiştirip onlarla alay edenler var ya, Allah işte onları maskaraya çevirmiştir. Ve onlar için elem verici azap vardır" (Tevbe sûresi (9), 79].
Bilinen bir gerçektir ki, insan ne kadar zengin olursa olsun, öbür dünyaya nihayet bir kefen bezi ile uğurlanmaktadır. Hiç kimse malıyla gitmemektedir. Hal böyle olunca, herkesin kazandığı mal, netice itibariyle mirasçılarına kalmaktadır. Kazandığı malı yerli yerinde harcayamayan kimse, mirasçısı için mal biriktiriyor demektir. Onun da o malı nasıl değerlendireceğini Allah bilir.
Reklam