Şimdi onun acımasız düşmanı, bir zamanlar kendisine geleceğin sürekli parlak başarılarla dolu olduğunu söyleyip duran muhayyilesiydi.
Yolculuk hayatının mutlak yalnızlığı, bu karanlık muhayyilenin saltanatını daha da pekiştiriyordu. Bir dostun olması ne büyük bir zenginlikti!
Julien kendi kendine:
⁃ Acaba benim için çarpan bir kalp var mıdır, diye düşündü. Hem, bir dostum olsa bile, şerefim bana ebediyen susmamı emretmiyor mu?