Ona ne bulduysam götürdüm, su verdim; ama o hep hüzünle başını sallayıp reddediyordu. Sonunda ne istediğini anladım. Perdeyi açıp pancurları açmamı istiyordu. Herhalde, son bir kez gün ışığını, Tanrı’nın ışığını, güneşi seyretmek istiyordu. Perdeyi açtım; ama başlayan gün hüzünlü ve kederliydi, ölen adamın sönmekte olan zavallı hayatı gibi. Güneş yoktu.