Cem Birgi

Cem Birgi
Bir gün kazansam, unutur muyum kaybedişlerimi... Kendim yazıp, kendim seslendirdiğim bir köşem var. youtube.com/@cembirgi Ekşisözlük: noumena
@noumena·
·
sabitlendi
Hayat geçiyor hızlıca vedalarla Yetmiyor uğraşıp duruyoruz olasılıklarla Tükenmiş artık çoğumuz yalanlarla Bilinmeyen çok şey var ama yaşıyoruz hala..
Sayfa 25·Kitabı okudu
Şiir
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?

Cem Birgi

, bir kitap okudu
9/10
·380 syf.·
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Cem Birgi
8/10 · 4 okunma
Türk şiirinin en özel ismidir.
Puan vermedi·247 syf.··
Beğendi
·
2023 4. kitabı
·
199 günde okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2023 18:02
Orhan Veli’yi anlatmak benim haddime midir ki. Ama birkaç kelam etmek gerekiyor. Üstat nasıl 36 yıllık bir ömürde ülkeye kocaman bir imza bırakabilmiş hiç düşündünüz mü? Düşünelim öyleyse, onu diğerlerinden ayıran özelliği neydi? Nasıl Türk şiirine damga vurabildi? Orhan Veli halkı biliyordu. Çünkü balolarda, resepsiyonlarda frakla salınmıyordu. Tozlu kaldırımlarda, eski esvaplarıyla turluyordu. Vatandaşı görüyordu, onlar gibi konuşuyordu, estetik aramıyordu. İçinden geleni en yalın haliyle yazıyordu. Şiiri okuyan anlayacak arkadaş! Ben anlayacağım, sen anlayacaksın, pazardaki Halime teyze, pide kuyruğundaki Yakup amca anlayacak. Eğip bükmeyeceksin yazdıklarını. Anlaşılmaz değil duru olacak yazdıkların. İşte en büyük özelliği buydu. Doğal manzarayı çizip herkese şifresiz yayınlıyordu üstat. Bunu en güzel o başarmıştı o zamana kadar. Garip dediler, ama esas oydu. Yapay, gösterişli ve makyajlı şiirlerden daha çok kafiyesiz, kuralsız şiirler doğal değil miydi zaten. Sanat sanat için miydi, yoksa toplum için mi? Sanatı toplum mu anlamalıydı, yoksa sadece sanatçılar mı anlamalıydı? Orhan Veli şiirlerini ayrıştırmadan, anlamda bütünlüğü koruyarak herkese aktarabildiği için üstat idi. “Bir yer var biliyorum, Her şeyi söylemek mümkün. Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum Anlatamıyorum...” Bu dizeleri kimler yaşamamıştır ki? Kimler tanımlayamadığı, açıklayamadığı, izah edemediği durumlarda bulmamıştır kendini. Orhan Veli ve arkadaşları gibi dersi kırıp bir yerlere giden hiç olmamış mıdır? Yani o bizim yaşadığımız ve yaşamakta olduğumuz her şeyi bize yazmıştır. Boğaza bakıp iç geçirmiştir, kim İstanbul’u dinlememiştir ki onun gibi. “Ölünce biz de iyi adam oluruz...” Bu mısra kadar sert bir gerçek yazılabilir mi? Ölene kadar herkesin herkese çektirdiğini sonra onları badem gözlü,
Şiir
Bütün ŞiirleriOrhan Veli Kanık · Yapı Kredi Yayınları · 202431,4bin okunma
Sosyo-kültürel bir eser.
Puan vermedi
Adalet Ağaoğlu'nun sosyal kimlik ve kültürü yansıttığı derin bir kitaptır Fikrimin İnce Gülü. Kitapta Bayram adındaki Türk karakter Almanya'da temizlik görevlisi olarak çalışmaktadır. Çalıştığı işinden utanmaktadır ama biriktirdiği paralarla o yıllara nazaran bal rengi bir Mercedes alabilmiştir. Hikayede bu Mercedes üzerinden ilerleyecektir. Bayram bu Mercedes'in sahibi olunca kendini elit bir adammış gibi görmektedir. Buldumcuk olmak gibi bir tabir vardır. Bayram bu araçla herkesin ona saygı duyacağını hatta bütün kadınların onunla beraber olacağını sanmaktadır. Türkiye'ye köyüne doğru yola çıkar bu araçla. Başına gelmeyen kalmaz yollarda. Mercedes sonunda hurdaya döner. Bayramın egoistliği ve kibiri Mercedes'le birlikte yerle yeksan olur. Köyünde kimsenin kalmadığını görür. Adalet Ağaoğlu bu kitapta mal ve mülk gibi kavramların kaybolup gidebileceğini. Ama onur, haysiyet, şeref gibi kavramların asıl önemli olan şeyler olduğunu vurgulamaktadır. Almanya'dan yanında gelen şoförüne uyuz olduğu afilli külüstür minibüs sapasağlamken Bayram'ın Mercedes'i perte çıkmıştır. Sonuç olarak dünya malına değer biçmenin hayatı caka satar halde yaşamanın acınası sonuçlarını anlatmıştır bu romanda yazar. Bu kitabı okuyup sonrasında Sarı Mercedes isimli filmi izlemenizi öneririm. Filmin müzikleri bir başyapıttır. İlyas Salman da Bayram karakterini güzel canlandırmıştır.
Edebiyat
Fikrimin İnce GülüAdalet Ağaoğlu · Everest Yayınları · 20212,538 okunma