Öğleden sonra gerçekleşen tek dikkate değer olay, avluda konuştuğum kızın Bayan Scatcherd tarafından utanç verici biçimde tarih dersinden kovulması ve ceza olarak geniş sınıfın ortasında ayakta durmaya gönderilmesi oldu. Bu olay bana çok fazla küçültücü geldi, özellikle de bu kadar büyük bir kız için, en az on üç yaşında gösteriyordu. Onun büyük üzüntü ve utanç belirtileri göstermesini bekliyordum ama beni şaşırtarak ne kızardı ne de ağladı. Sakin ama ciddi bir tavırla herkesin bakışları altında durdu. Kendi kendime, Böy-le bir şeye nasıl bu kadar sessiz, bu kadar güçlü bir biçimde dayanabiliyor? diye sordum. Bana öyle geliyor ki ben onun yerinde olsam, yer yarılsın da içine gireyim isterdim. Sanki cezasının ötesinde, durumunun ötesinde bir şey düşünüyor gibi bir hali var; ne etrafında ne de önünde olan bir şey. Gün- düz görülen rüyaları duymuştum. Acaba şimdi gündüz rüyası mı görüyor? Gözlerini yere dikmiş ama orayı görmediklerine eminim; sanki bakışı içine çevrilmiş, kalbinin içine dönmüş: Şu anda olana değil, hatırladığı şeylere bakıyor, sanırım.