İvan İliç, Tolstoy, Demolition
7/10
·83 syf.··
2026 9. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 00:00
İvan İliç obrazını 58 yaşı olanda yaradıb və düşünürəm ki, kitabda ölən İvan İliç 58 yaşına qədər içində səhv yaşadığı insanı öldürən Tolstoy'dur. Bu yaşlar onun böhran vaxtlarını yaşadığı anlardır və keçmişinə baxdıqda güclü yazıçı, mükəmməl uğurlar görür. Lakin ömrünü istədiyi kimi mi? yoxsa insanların gözündəki uğur çərçivəsinə layiq biri kimi mi? yaşayıb deyə özünə sual verir. Bildiyimiz kimi ömrünün sonuna yaxın o bütün sərvətindən əl çəkərək, yoldaşı olmadan, tək başına, təbiət ilə birgə şəkildə minimalist, sadə bir yaşam sürüb. O velosiped sürməyi qoca yaşlarında öyrənib. Səbəb kimi oğlunun müharibə zamanı ölməsi və onun yenilik axtarması kimi başa düşülür. Bu işə başlamaq üçün gecdir ifadəsinə qarşılıq Tolstoyun velosiped misalının verilməsidə buradan gəlir.Bundan əlavə dini baxışları dəyişdiyindən ,kilsədəki vəzifəsindən atılıb. Ölüm səbəbi sadə şəkildə ciyərinə su yığılması və qatar stansiyasında gözləyərək can verməsi kimi bilinir. Məzarı isə digər dahilər kimi şanlı deyildə Polyana'da meşənin içərisində sadə, əlavə nəsə olmadan yerləşdirilib. Bu kitabı oxuyanda bu kitabdakı mövzu ilə paralel "Demolition" filminin səhnələri gözümdə canlanırdı. Çünki oradada həyatını istədiyi kimi yaşamamış, cızılmış yol, axan suyun yolu ilə gedən bir gənc vardı və onun yoldaşı ölən zaman buna heç bir reaksiya verə bilməməsi də həmən yaşam stilindən qaynaqlanır. Öz hissləri ilə hərəkət edib,yaşamadığına görə hissizləşmiş və npc kimi bir davranışa malik təəssürat yaradırdı.
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202261bin okunma
Mavi Boneli Kazlara Dikkat
10/10
·571 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 17:32
BU LANET OLASI KATTA NELER OLUYOR ADAMIM? Beşinci kat. Patlatılmayı bekleyen baloncuk. Deli tanrılar. Galaktik entrikalar? ALLAH'IM HER ŞEY ÇOK KAOTİK! Şimdi yalan yok, her katın kendince bir karmaşıklığı var. Üçüncü kitapta tren istasyonları arasında dönüp durduk burada da pat patları andıran baloncukları kendimize görev edinmişiz. İlk birkaç bölüm pek beğenmemiştim, her şey çok uzatılmış gibi duruyordu. Yanılmışım. Fena yanılmışım. Yanıldığıma çok sevindim. Ama neler oluyor neler... Ekibimizin beşinci kat macerasında katmanlar mevcut. Her bir katmanı fethetmeleri gerekiyor ki bir sonraki kata geçebilmeyi hak etsinler. Kitaptaki çizimleri de çok sevdiğimi belirtmeden geçmek istemiyorum. Okuyucuya hayal etmede kolaylık kazandırdığı için idealler. Beşinci kattaki 543 numaralı Çöl Baloncuğunun yapısı; Hava, Gömü, Toprak ve Deniz dörtlüsünü içeriyor. Ekibin bu dört yerin ana düşmanını indirmesi gerekiyor ki bir sonraki kısma ilerleyebilsinler. Elbette her bir katmanda ayrı deliliklerle uğraşan Carl ve Donut hem komik hem de kaotikti. Önceki kitaplarda gördüğümüz karakterlerin daha ayrıntılı bir şekilde hikayeye dahil olmasını da çok sevdim. Daha ilerleyen kitaplarda ve katlarda sanıyorum ki iyice delireceğiz. Spoilerden bağımsız şunu da belirtmek istiyorum; Quan geber. - - - - SPOİLER - - - - UYARDIM KARDEŞİM, BUNDAN SONRASINDA YA ALLAH MODUNDA GİDİYORUM. - Maalesef kitabı aşmak için -aşabilirsem tabii- tek yapabileceğim; bir arkadaşla rahatça konuşuyormuşçasına kitabı BOL BOL SPOİLERLE andığım bu alanda haykırmak.
The Gate of the Feral GodsMatt Dinniman · Independently Published · 20211 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
NPC Sendromu
Puan vermedi·48 syf.··
2026 14. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 21:41
Çocukluğumuz bize el sallar, zaman akıp gider ve sorumluluklar birikip aya ulaşır. Bazen “sen” bu kocaman, yetişkin dünyanda kendini mnicik bir parça gibi hissedersin. Her şey ulaşması zor, başarması zahmetli ve bayağı görünür gözlerine. Aidiyetini kaybetmiş, yapayalnız bir kurt gibi hissedersin. Bu his yiyip yutar seni. Oysa tek değilsin! Unutma ki bu deneyimler ve sorunlar ormanında sessizce ilerleyen başkaları da var. Belki de en yakınında.
1000Kitap
KafkaOkur - Sayı 58 (Nisan 2021)KafkaOkur Dergisi · Kafka Okur Dergisi · 2021351 okunma
Bilgi ve Kimlik İncelemesi
7/10
·536 syf.··
2026 1. kitabı
Nar Ağacı bence temelde şunu anlatmaya çalışıyor: İnsan kimliğiyle ne kadar değişir, ne kadar aynı kalır? Kitap boyunca karakterlerin sürekli yer değiştirmesi, başka kimliklere bürünmesi aslında bunu sorgulatıyor. Ama şunu da gösteriyor; insan bazı şeylerde değişebiliyor ama özünde tamamen başka biri de olamıyor. Doğu-Batı meselesi de kitapta çok net hissediliyor. Bana göre Doğu daha durağan, daha kaderci ve sistemin devamına odaklı bir yer gibi çizilmiş. Batı ise daha hareketli, daha bireysel ve uyum sağlayabilen bir yapı olarak duruyor. Özellikle Venedikli karakter bunu çok iyi temsil ediyor. Adam gerektiğinde kendinden vazgeçiyor, adapte oluyor ve hayatta kalıyor. Bu yönüyle daha “esnek” bir zihin yapısını temsil ediyor. Hoca karakteri ise tam tersi. Çok zeki ama aynı zamanda çok kaygılı. Bilgiye çok önem veriyor ama o bilgi onu özgürleştirmek yerine daha da sıkıştırıyor. Hatta bir noktada kendisi olmak istemeyip başka biri olmaya çalışması bence ciddi bir iç çatışma. Yani bilgi var ama o bilgiyi taşıyacak psikolojik güç yok gibi. Kitapta bilgi konusu gerçekten önemli. Bilgi burada sadece öğrenmek değil, doğrudan bir güç unsuru. Hocanın bilgiye ulaşma isteği bir güç arayışı gibi. Kölenin bilgiyi saklaması da aslında gücünü paylaşmak istememesi. Aynı şekilde padişah ve paşaların da bilgiyi kullanarak güç elde etmeye çalıştığını görüyoruz. Yani bilgi = güç denklemi kitapta oldukça net. Padişah karakteri bana da biraz zayıf geldi. Beklenen otoriteyi tam veremiyor. Paşalar ise doğruluktan çok sistemin devamını önemsiyor. Yani doğru mu yanlış mı çok önemli değil, yeter ki düzen bozulmasın anlayışı var. Halk kısmı çok detaylı anlatılmıyor ama dirlik düzeninden şunu çıkarabiliyoruz: çok sorgulamayan, yönlendirilen ve bunu çok da problem etmeyen bir yapı. Açıkçası en
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534bin okunma
I AM ON A TRAIN!
10/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 13:46
Benim bu seriden vazgeçmem imkansız. Bu seri gözümde ve kalbimde öyle bir yerde ki hangi kelimeleri kullanarak kendimi ifade edebilirim bilmiyorum. The Dungeon Anarchist's Cookbook, serinin diğer güzelliklerini aratmayacak şekilde aksiyon dolu ve akıcıydı. Bende kitapların ACE versiyonu var ve eğer kapaklarını biliyorsanız zaten bariz bir şekilde olayların trende geçtiğini anlamışsınızdır. Zindanın dördüncü katına geçen Carl ve Donut, bu sefer gruplarına yeni bir kankitoşko dahil etmek zorunda kalıyorlar; Katia. Bir önceki kitapta bir çeşit röportaj programında konuşma imkanı buldukları Hekla'nın ricası üzerine gruplarına aldıkları Katia bir şekil değiştirici. Kendi vücudunu kilden bir hamur gibi şekillendirebiliyor. Hatta kendi vücuduna katabildiği metallerle vücudunun bileşenlerini bile değiştirebiliyor. Olaylar Carl, Donut ve Katia'nın kendilerini hareket halindeki bir trenin içinde bulmalarıyla başlıyor. Biricik AI'yımın bildirimi bile ilk sayfadan beni gülümsetti; "Choo choo, motherfucker!" diyerek sizleri karşılayan kaç tane psikopat yapay zeka tanıyorsunuz Allah aşkına? Orijinal ikiliye dahil olan Katia'nın ve Hekla'nın kızlarına dair birçok şey öğrendiğimiz bu kitapta zindanın biraz daha derinlerine iniyoruz. Her katta bireysellik bir tık daha zorlaşıyor ve mutlaka bir birlik gerektiriyor. Ve elbette saçmalıklar üzerine saçmalıklar yaşanırken hem gülüyor hem de "Iyyy, hayır be!" diyordum. Kitapları bu platform üzerinden okuduğunu belirten yok. Nasıl okuyan yok hâlâ anlamış değilim ama ben yine de SPOİ kısmını belirteceğim. BU BÖLÜMDEN SONRA CİDDİ VE DEHŞET ORANDA SPOİ OLACAK. KENDİME BU KİTABI TARTIŞABİLECEĞİM DCC ARKADAŞLARI HEDEF ALIYORUM. KİTABI OKUMADIYSANIZ AMA OKUMAYI DÜŞÜNÜYORSANIZ VE SPOİ SİZİ BOZUYORSA DEVAM ETMEYİNİZ
The Dungeon Anarchist's CookbookMatt Dinniman · Independently Published · 20213 okunma
Gereksiz abartılmış bir kitap
1/10
·192 syf.··
2020 53. kitabı
İnsanların abartmasından dolayı iyi bir kitap bekliyorsun ama maalesef hayal kırıklığı. Popüler olmasını insanların yüzeyselliğine bağlıyorum. Kitap neden kötü 1- Evrenden istersen gerçekleşir Bu dümdüz spritüelizm. Manifest, evrene mesaj, 777 gibi zırvaların benzeri. Çabalamadığınız, emek vermediğiniz bir şeyi isteyemezsiniz. 2- Karkterlerin içi boş -Santiago ana karakter. Ödenen bir bedel yok, iç çatışma yok, ahlaki ikilem yok. İstedim ve oldu. Hayat böyle işlemiyor maalesef. -Simyacı rehber gibi. Ama geçmişi yok, çatışması yok, karakter gelişimi yok -Fatıma, ana karakterin aşık olduğu kız. Kendi hikayesi yok. İç dünyası neredeyse yok. Santiago'ya destek veren npc gibi 3-Felsefi derinliği yok Olaylar oluyor ve karakter iyi olsun istediği için iyi oluyor. Sorgulama yok, sonuçların bedeli yok, sistematik düşünce yok. Sadece güzel sözler, basit çıkarımlar, derinmiş gibi duran cümleler... 4- Olay örgüsünü açmak için doğa üstü olaylar oluyor. Bir şalem kralını görüyor. Bir simyacı rehberliği. Bir çöl, rüzgar, güneş ile konuşma. Sorunları mantıkla yada zorlanarak değil doğa üstü ile çözüyor 5- Ana karakterin aşk hayatı. Kitapta ilişki kurabileceği iki kızla tanışıyor ve ikisine de aşık oluyor. Bir kumaş tüccarının kızı bir de Fatıma. Fatımayı görür görmez kaderi olduğunu düşünüyor. İlahi bir şey ve işaretler var. (Kıza aşık olma işareti de gülmesi) Kuyuya Fatıma değil başka bir kız gelseydi ona aşık olurdu. Kız da hemen aşık oluyor. Daha sayacak çok şey var. Kitap berbat mı hayır. En azından herkesin anlayacağı düzeye indirmiş panteizm, spritüelzmi. 12-18 yaşa hitap eden basit bir kitap. Ergenliğinizde okuyup çok güzeldi diyebileceğiniz bir hikaye. Ama lütfen evrenden istedim gelecek saçmalığına kanmayın. Olmadıysa yeterince istememişsindir gibi basit bir
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,4bin okunma