Ama bu yüzyılda bile bölük bölük ressamlar arasında figürü figür için resmeden, yani figürü biçimi ve modelesi için çizen, bir işçiyi yalnız işinde görebilen, eski Hollandalılar gibi, eskilerin hemen hepsinin kaçındığı şey arayan, kısacası eylemi eylem için çizmek gereksinmesini duyan kaç ressam vardır?
Ancak bizim çağımızda da bu coşkunluğu korumanın uygun olduğuna inanıyorum, çünkü ne olursa olsun talihin atılgan insanların yüzüne güldüğü çok görülür ve özellikle mutluluk ya da "yaşama sevinci" konusunda, insan gerçekten yaşamak istiyorsa, atılgan ve cüretli olmalı.
Her neyse, el âlem yaptığımı ister iyi ister kötü bulsun, yapma tarzımı ister eleştirsin ister eleştirmesin, ben kendi hesabıma doğayla, bana sırrını açacağı güne dek cebelleşmekten başka çare bulmuyorum.