Nazlı Sıla

Nazlı Sıla
MEB-Öğretmen
Yüksek Lisans
16 Ağustos 1994
73 okur puanı
Eylül 2017 tarihinde katıldı
Puan vermedi·352 syf.··
2026 10. kitabı
Kaan Murat Yanık'tan okuduğum ilk kitap ama kesinlikle son olmayacak gibi görünüyor. Yazarın dili, kurduğu atmosfer ve olayları işleyiş biçimi beni gerçekten etkiledi. Tarihte yaşamış gerçek karakterlerle kurguyu bu kadar doğal ve güçlü bir şekilde bir araya getirmesi kitabı çok daha etkileyici hale getiriyor. Konusundan biraz bahsedecek olursam; baş kahramanımız Kalender, çıktığı bir deniz seferinde Ustinya’ya aşık oluyor. Ancak yaşadığı olaylar sonucunda yolları ayrılıyor ve Kalender, bu ayrılığın ağırlığıyla kendini Kristof Kolomb’un Doğu Hindistan’ı bulma seferinde buluyor. Bundan sonra hikaye sadece bir aşk hikayesi olmaktan çıkıp keşiflere, farklı coğrafyalara, yeni insanlara, inançlara ve insanlığın ortak hikayesine dönüşüyor. Bulunan adalar, yerliler, Hristiyanlığın yayılışı, peygamber kıssalarına yapılan göndermeler, dinler ve insanın varoluşuna dair düşünceler… Kitapta birbirinden değerli o kadar çok katman var ki okurken sadece hikayeyi takip etmiyorsun; aynı zamanda düşünüyorsun, sorguluyorsun ve karakterlerle birlikte yolculuk ediyorsun. Benim için hem duygusal hem de düşünsel anlamda iz bırakan bir kitaptı. Tarihi kurgu sevenlere gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
Sular Üstünde Gökler AltındaKaan Murat Yanık · Ketebe Yayınları · 20233,189 okunma
Puan vermedi·440 syf.··
2026 9. kitabı
Annemin Uyurgezer Geceleri, unutma yeteneğini kaybetmiş, her şeyi en ince detayına kadar hatırlayan Şehnaz’ın hikâyesiyle başlıyor. Anlatı, geçmiş ve şimdi arasında gidip gelerek ilerliyor. Şehnaz’ın annesinin uyurgezer olduğu üç geceye tanık olmasıyla, ailesine dair bilmediği pek çok sır ortaya çıkıyor. Bu kaosun içinde, otuz yıldır saplantılı bir şekilde âşık olduğu adamla yaşadıkları da detaylıca anlatılıyor. Açıkçası kitabın sürekli bilinç akışı şeklinde ilerlemesi benim için yorucuydu. Yer yer aynı duygu ve düşüncelerin tekrar edilmesi okuma akışını zayıflattı. Kaderin genetik aktarımı gibi ilgi çekici bir temaya da değinmesine rağmen, anlatılan hayatların rahatsız edici gerçekliği bu noktaya da tam olarak tutunmamı engelledi. Belki de bu rahatsızlık, anlatımın gücünden ve gerçekliğe yakınlığından kaynaklanıyor. Yine de kitapta güçlü bir edebi kurgu hissi bulamadım. Bu nedenle Ayfer Tunç okumaya başlamak için doğru bir tercih olmadığını düşünüyorum. Buna rağmen anlatım gücü hissediliyor; bu yüzden yazara bir şans daha vermek istiyorum. Ucu açık bırakılan annesi ve sevdiği adamla ilgili sır, özellikle tercih edilmiş ve yerinde bir karar gibi geldi. Daha net bir sonla karşılaşsaydım yazara karşı mesafem artabilirdi. Çünkü maalesef bu saplantılı aşkı okumak da birçok yerde bana gereksiz ve çok uzatılmış geldi. Sonuç olarak, bu kitap daha çok his odaklı, yavaş ve derin bir iç yolculuk sunuyor. Ancak edebi lezzet arayan herkes için uygun olmayabilir. Yazarın diline aşina olanların daha çok seveceğini düşünüyorum. Keyifli okumalar.
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20266,8bin okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2026 8. kitabı
Halil Cibran’ın Bir Gözyaşı Bir Gülümseme kitabı, deneme türünde yazılmış bir eser. Cibran’ın o şiirsel anlatımını çok net hissettirdiği bir kitap. Bazı bölümler hikâyelerle anlatılırken, bazı bölümler doğrudan yazarın bize seslenişi gibi. Kitap; hayattaki zıtlıkların iç içe oluşunu oldukça etkileyici bir şekilde ele alıyor: gözyaşı ile gülümseme, aşk ile yalnızlık, inanç ile sorgulama, ölüm ile hayat… Bu duyguların birbirini nasıl tamamladığı bazı bölümlerde oldukça çarpıcı verilirken, bazı bölümlerde daha yüzeysel kalmış hissi oluşabiliyor. Ruhen iyi hissetmediğiniz bir dönemdeyseniz bazı bölümler kalbinize ağır gelebilir. Öte yandan, derin ve yoğun felsefi anlatımı sevenler için de yer yer fazla sade kalabilir. Ama genel hatlarıyla bakınca, akıcı ve keyifli bir okuma sunan güzel bir kitaptı. Halil Cibran okumayanlar için iyi bir başlangıç olabilir diye düşünüyorum. Keyifli okumalar.
Bir Gözyaşı, Bir GülümsemeHalil Cibran · İş Bankası Kültür Yayınları · 20233,804 okunma
Puan vermedi·234 syf.··
2026 7. kitabı
Kamelyalı Kadın hakkında yorumuma, Alexandre Dumas fils’un, kendi ismini taşıyan babasından edebi anlamda izler taşıdığını söyleyerek başlamak isterim. Alexandre Dumas’dan el almış demek pek de abartı olmaz sanırım. Kitap, bir karakterin uzaktan tanıdığı ve “yosma” olarak adlandırılan bir kadının evinin satışına gitmesiyle başlıyor. Daha sonra anlıyoruz ki bu karakter aslında bir anlatıcı; olayları bizzat yaşamıyor, bize aktarıyor. Asıl hikâyeyi yaşayan kişi, yaşadıklarını ona anlatıyor ve biz de bu hikâyeyi onun kaleminden okuyoruz. Üstelik yazarın bu karakteri kendisi olarak yansıtması, esere ayrı bir gerçeklik hissi katıyor. Kurmaca mı, gerçek mi emin olamıyorsunuz. Yosma bir kadın olan Marguerite ile genç bir avukat olan Armand’ın aşkının, toplumsal baskılar karşısında nasıl şekillendiğini okumak oldukça etkileyiciydi. Hasta bir kadın olan Marguerite’nin yaptığı fedakârlıklar, yaşadığı hayatın zorlukları ve aşkın bazen kavuşmak değil, vazgeçmek olduğunu göstermesi insanı derinden etkiliyor. Bunun yanında Armand’ın gelgitli ruh hâli; aşkın, kıskançlığın ve gururun insanı sürükleyebileceği noktaları tüm gerçekliğiyle yansıtıyor. Bazı betimlemeler o kadar güçlü ki, etkisinden çıkamayarak kitabı zaman zaman elimden bırakmak zorunda kaldım. Bence keyifle okunabilecek, duygusal yoğunluğu yüksek bir klasik. İyi okumalar.
Kamelyalı KadınAlexandre Dumas (fils) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201924,1bin okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2026 6. kitabı
Ah Nazan, vah Nazan... Orhan Kemal’in El Kızı romanında; manipülasyon ustası, yalancı ve kötü kalpli kaynanası Hacer ile yaşayan sessiz, sakin, kimsesiz Nazan’ın hayat mücadelesini okuyoruz. Kocası Mazhar’ın ona hayatı boyunca aldığı tek hediye olan o yüzüğün kitap boyunca adeta başrolde olması çok güzel işlenmiş. Karakterlerin gelişimini ve değişimini net bir şekilde görmek de ayrı bir keyifti. Neriman’a kızarken bir yandan hak vermek, Naciye’nin cehaletiyle yaptığı şeylerin gerçek hayatta ne kadar yaygın olduğunu fark etmek, Haldun’un gözünden dünyayı bir çocuk bakışıyla görmek gerçekten etkileyiciydi. Kitapta karakterlerin geçmiş travmalarından da bahsedildiği için, yaşanılanların karakterler üzerindeki etkisini çok net görüyoruz. Dinin arkasına sığınarak yapılan ahlaksızlıklar, namus bekçilerinin namussuzlukları sizi sinirlendirecek. Nazan’ın sonu yerine Hacer’in sonunu okumak bana daha çok tatmin verirdi ama olmadı. Hacer'in de sonu parlak olmadı ama yine de bana yetmedi. Kitap, kadınların güçlü olmasının ne kadar önemli olduğunu adeta tokat gibi yüzümüze çarpıyor. Türk filmi tadında, akıcı bir roman. Orhan Kemal ağlayarak yazdığını söylemiş ama bana kalırsa sinir krizi geçirerek yazmış da olabilirdi; konu buna çok müsait. Zor bir kitap değil, rahatlıkla okunabilir. Keyifli okumalar
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,1bin okunma