Erteki serisi devam edeceğini İran coğrafyasındayken haber aldım. İskoçya'dan İran'a gelirken sanki bu topraklarda öz evimdeymiş gibi his ettim çünkü İran, 1378-1925 yılları arasında bizler tarafında yönetildi. Bu da İran coğrafyasına ve Fars kültürüne Türk İzleri olarak damga vurduk. İran Ertekileri dinlerken korku gerilim üyesi olan Gulyabani'yi erteki batırı olarak duydum. Hatta bana Son Türk Gulyabani Mehmet Berk Yaltırık'ı anımsattı.
Sıçan ile Pisi ertekisinde pisilerin neden sıçanı yediklerini hatta Tom ve Jerry çizgi dizisinde Tom'un Jerry'i neden kovaladığını anladım çünkü sıçanlar, rahatlık batan bir kulalar olduğu için onların yaşamlarında huzur denilen şey yoktur. Sıçanlar korkmasaydı son pisiyi öldürecekti ve böylece sıçan-pisi kovalamacasını hiç bilmeyecektik. Burada aslında rahatlık battığı zamanlarda huzurumuzu kaçırmamak için aynı hatayı sarf etmemeyi öğretiyor yani rahatımız yerindeyken halimize şükredip başkalarına sebepsizce iğneyi batırmayacağız.
"Nûşirevân'ın Türbesi" adlı yomakımsı öyküde İslam İmparatorluğu'nun Abbasi Halifesi Harun Reşid'in Zerdüşt kralı Nûşirevân'ın mumyasının önünde eğilmesi ve türbeye saygısı, Farslar'ın özünü üstün görme sayrısında kıvrım kıvrım kıvrandığını görüyoruz. Oysa biliriz ki Harun Reşid, imparatorluğun altın çağını yaşatmış ve onun döneminde eğitim alanında ileri düzeydeydiler. Bu kadar bilgili olan halifemiz, Müslüman olmayan kralın mumyası önünde eğilmesini bekleyemeyiz.
"Ayakkabı Tamirciliğinden Müneccimliğe" adlı erteki de Ari soyunundaki para, şöhret ve hırsa tapma özelliklerini günümüzde Müslüman olup dini imanı para olan Kürt kökenli vatandaşlarımızın bu özelliğini nereden geldiğini az çok tahmin ediyorum. Sitare'nin eşi bize Kürt boyunun iyi insanlarını temsil ettiğini ve o toplumun azınlık yani yok