#SadeBirHayat
"Her hayatın kendine özgü bir tarzı olduğunu ve herkesin kendi yaşam tarzını inşa edebileceğini fark ettiğim zamandan beri... Sanırım o sıralarda, "Ben de kendi yaşam tarzımı inşa etmek istiyorum..." diye düşünmüşümdür."
Merhaba kitap severler bugün size @__bo_reum 'un kaleminden çıkan ve sohbet havasında ilerleyen, sadeleşmenin hayatı daha yaşanabilir kılmasına değinen bir eser ile geldim.
Konusuna değinecek olursam yazarımız kendi hayatından yola çıkarak ilk istifasından yazarlığına odaklandığı, kendine daha sade bir hayat oluşturmaya çalışırken denediği ve düşündüğü noktalara değinmiş kitapta. Ve işten ayrılma, kendi başına bir eve çıkma, çevresindeki insanları azaltma ve yazar kazancı ile geçinirken yalnızlık kavramına daha optimist bir bakış açısı ile yaklaşmış.
Düşüncelerinin arasına izlediği ve okuduklarını etkilendiği yerlere değinmesi eseri daha samimi bir hale getirmiş. Yazarın yürüyüşe dair olan sözleri beni baya etkiledi kalkıp yürüyesim geldi hemen.
Yazar da benim gibi sakin kendi düzeni olan hayatlara imreniyormuş, kitabı okurken kendisi ile birçok ortak noktamı buldum. Ben karakter olarak sakinliği, kendi haline olmayı seven birisiyim, bu noktada eser benim için yakın bir arkadaşımla sohbet ediyormuşum havasında ilerledi.
Bu tarz eserlerde çeviri iyi olmazsa kitap çok bölünebiliyor ama yayınevi çok iyi bir iş çıkarmış diyebilirim. Kitap su gibi aktif gitti hiç çeviri okuyormuş gibi hissetmedim.
"Benim için dinlenme, boş zamanın içinde var olmak demekti. Boş zamanın içinde var olmak, yalnızca benim o zaman diliminde bulunmam anlamına geliyordu. O zaman dilimine hiçbir şeyin girmesine izin yoktu. Toplumun bakışları, baskılar, sıkıcı ve eski moda sözler... Durmaksızın gelen kaygılar, endişeler ve korkular da dahil..."
"Nasıl yaşamam
#Golem
"Aklıma İbrani mitolojisinin en sevdiğim karakteri geldi: Golem... Bunlar bir çesit büyüyle hayata getirilen ve sahibinin emirlerini yerine getirmekten başka bir işe yaramayan çamurdan yaratılmış varlıklardı."
Merhaba kitap severler bugün size bir solukta okuyacağınız @/mazhar.enis.tayman 'ın kaleminden çıkan bir cinayetten çok daha fazlasını anlatan bir eser ile geldim.
Kitabımız işkence gören bir adamın ölümünü okumamızla başlamaktadır. Ölen kişi Ahmet Caymaz adında ünlü iş adamlarından birisi ve cinayet şüphesi ile göz altına alınan kişi ise yakın olduğu ünlü iş adamı Tarık İmamoğlu.
Hızlı başlayan kitabımızda hem olaylar çok hızlı ilerledi hem de aksiyon bir an olsun durmadı. Her sayfa da yeni bir bilgi yeni bir soru getirdi. Peki Tarık İmamoğlu gerçekten de katil miydi?
Tarık'ın kızı Feride babasının katil olmadığına dair kanıt toplamak için eski sevgilisi Gazateci Osman Günyüzü 'ye red edemeyeceği bir iş teklif ediyor ve asıl olaylarımız burada başlıyor.
Osman yakın zamanda işten çıkarılmış 40 yaşında, krav magada kendini geliştirmiş bir gazeteci. İşindeki deneyimi sayesinde fazlasıyla bilgi toplasa da kanıt ararken bir çok kez ölümle burun buruna geliyor. Her yeni bilgi onu başka bir soruya ve kişiye götürüyor. Ve öğrendikleri yüzünden farklı ülkelerin ajanları tarafından hedef haline geliyor.
Beni en çok etkileyen de tüm olayların sonunda Osman'ın kendisinin de bir Golem olduğunu fark etmesi oldu. Ama Osman kimin Golem'iydi? Ve sırlar[ çözebildi mi?
Sırlar, sahte kimlikler, tüm dünyayı etkileyecek Çöl Ayısı projesi, ajanlar, MİT ve çok daha fazlasını akıcı bir dille verilmiş bir eser. Kesinlikle bir cinayet romanında çok daha fazlasıydı.
Peki Osman neyi öğrenmiş olabilir? Katili bulabilmiş midir?
"Aklıma İbrani mitolojisinin en sevdiğim karakteri geldi: Golem... Bunlar bir çesit büyüyle hayata getirilen ve sahibinin emirlerini yerine getirmekten başka bir işe yaramayan çamurdan yaratılmış varlıklardı."