sena

Geçmişe ait ne varsa hepsi yaraya ve yasa dahildi. Ait olmadığım zamanlar bile. Eski fotoğraflarda, eski filmlerde ve tabii eski şarkılarda, bir daha geri gelmeyecek günlerin hasreti asılıydı.
Sayfa 96·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Onu büsbütün benimsedikçe, bir gün vazgeçmek zorunda kalma fikri, devasa kağıtlar gibi çize çize kalbimi kesiyordu.
Sayfa 77·Kitabı okudu
Bazı iplerin kolay koptuğunu, bazılarınınsa asla kopmadığını bilecek kadar kalmıştım hayatta. İnsanın kendine kaçacak pay bırakması; ille de bağlanacaksa bir yere, çürük ipler seçmesi gerektiğini bilecek kadar yaşamıştım.
Sayfa 68·Kitabı okudu
Malum, aceleye gelmiş tanışıklıklar, ekseriyetle aslında hiç tanışılmadığının fark edilmesiyle noktalanır. Güzel şeyler hızla; doğru ve emniyetli olanlarsa zamana yayıp bekleyerek yaşananlardır.
Sayfa 54·Kitabı okudu
Sıradan eşyaların hatırlattıklarından kurtulmak sanılandan kolaydır. Ama sanat eserleri öyle değil. Şarkılar mesela, işimizi epey zorlaştırır. Sanat eserleri, yani iyi olanlar, genellikle bizden uzun yaşarlar. Unutmak istediğimiz bir mesele varsa ve onlarla bağlantılıysa, her karşılaştığımızda bize hatırlatırlar.
Sayfa 26·Kitabı okudu