"Onu unutacağımı sandığım da olmuyor değildi. Ama unutmak insanın yapacağı değil, başına gelen bir şeydir ve benim başıma gelmedi." Sence hayat yaptıklarımız mıdır, başımıza gelenler mi? Cevapların bir anlamı varmış gibi nasıl da her şeyi sorgulayıp duruyoruz değil mi?
İçimde sana karşı kötü bir duygu yok. Sel gitti kum kaldı, acısıyla tatlısıyla birçok şey yaşandı, hepsi için teşekkür ediyorum. Beni merak etme, başımın çaresine bakıyorum. Sana bir daha yazacağımı sanmıyorum. Umarım her şey gönlünce olur, yolun açık olsun Osman.
“Bana yalan söylemiş, ihanet etmiş, güven duygumda derin yaralar açmışlardı. Onlara artık hayranlık ve saygı duymuyordum fakat yine de onları seviyordum. Hiç şansım yoktu. Vahşi doğada, karın içinde dururken bunu bal gibi biliyordum. Sevgiyi öldüremezsiniz. Onu nefretle bile öldüremezsiniz. Belki sevgi halini, aşkı öldürebilirsiniz. Onları öldürür veya ağır bir pişmanlık içinde derine gömebilirsiniz ama sevgiyi öldüremezsiniz. Sevgi, sizinki dışında bir gerçekliği tutkuyla aramaktır ve bir kere bunu içtenlikle dolu dolu yaşadınız mi sevgi sonsuza dek sürer. Sevgiye dair her hareket, kalbin her bir yanı evrensel iyiliğin bir parçasıdır. Bu Tanrı'nın ya da Tanrı diye adlandırdığımız şeyin bir parçasıdır ve hiçbir zaman ölmez.”
Seni sevmeyi isterdim. Seni sanki ben doğurmuşum gibi, uğruna ölmek istermiş gibi, senin için dünyayı ateşe vermeye hazırmış gibi sevmeyi isterdim. Ama ben yıllardır sevmekten bucak bucak kaçıyorum. Yarım kalır çünkü sevmek. İnsanı annesi terk eder, annesini babası terkeder, insanı organlarından biri terk eder. Yine de bir şekilde yaşarız ama gün gelir bizi soluduğumuz hava, içtiğim su dediğimiz biri ansızın ve nedensizce terk eder. İyi ve güzel şeyler insanı hep terk eder, tecrübeyle sabittir bu.