Tek başına sıfırdan bir devlet kurup onu büyütmek ve ülkeler feth etmek hatta osmanlı devleti gibi dönemin en güçlü devletini fetret devrine sokmak büyük bir lider olmayı gerektirir.
‘'Timeo hominem unius libri’’
anlamı; ‘’tek kitaplı insandan sakınırım’'
Dünya tarihine bu kadar entellektüel bir lider bir daha gelmez.Okuduğu 4bin küsür kitap yanı sıra, okuduğu kitaplarda işaretlediği ve altını çizip not aldığı yerlerin toplamı 24.ciltlik kitap yapıyor.İşin en ironik tarafı hayatında tek kitap okumamış cahiller, böyle vizyon ve entellektüel birikim sahibi bir insanı yargılayabiliyor! Genelde başkaları tarafından yazılan biyografileri ''şeyh uçmaz mürit uçurur'' tarzı olduğu için ve ya tam tersi yerden yere vurmak amacı ile yazıldığı için tercih etmiyorum.Eğer belgeler ile anlatılmış ise olabilir çünkü tarih sadece belgeler ile ortaya konulabilecek gerçekler bütünüdür.Eğer belgeler olmadan tarih yapılırsa o tarih olmaktan çıkar masal olur.O yüzden otobiyografi okumayı daha çok tercih ediyorum.Yazanın kendi fikirlerini ortaya koymasından dolayı daha gerçekçi ve somut geliyor.Çünkü Otobiyografi sahibi kişilerin salt düşüncelerini, başkalarının değerlendirmesi ve analizi ile değil kendi zekanı kullanarak kendi analizin ve vicdan süzgecinden geçirerek yapabiliyorsun.O yüzden Nutuk’u, Atatürk’ün kendi eliyle yazmasından dolayı benim için ayrı bir değeri var.Tabi böyle eserlerin en kuşkulu tarafı objektif olup olmaması.Şunu belirtmeliyim ki Atatürk ile ilgili hayatım boyunca okuyup araştırdıklarımı hatta karşı devrim tetikçi yazarların yazdıklarınıda analiz edip kıyaslarsam gerçekten Nutuk’un objektif olduğunu söyleyebilirim.Zaman zaman en yakın arkadaşlarını eleştiren ama yeri geldiğinde takdir etmesinide bilecek kadar objektif bir anlatımı var.Herseyi ben yaptım değil, milletim yaptı diyebilecek kadar alçakgönüllü.Türkiyenin o günkü genel halini ve uygulanması gereken politikaları, yapılan devrimleri 1. ağızdan okumak daha değerli olduğu için baş ucu
NutukMustafa Kemal Atatürk · Parola Yayınları · 201434,5bin okunma
Ben Erdal Sarızeybek'in ''Cemaat ve Barzani'' adlı kitabını okudum sanırım sonradan kitabın adı ''Yanlış İttifak'' olmuş zaten bu kitapta da ''Cemaat ve Barzani'' adı alt başlık olarak verilmiş. Kürt+Tarikatlar(Cemaatler)+Emperyalizmin birbiri ile olan bağları Osmanlı( Yavuz Sultan Selim) döneminden bugüne kadar ayrıntılı bir şekilde soy ağacına kadar bütün detayları ile irdelenmiş.Türkiye'nin feodalizm,pan-islamizm,emperyalizm üçgeni ile nasıl yok edilmeye çalışıldığı anlatılıyor.Önce Osmanlı sonra Türkiye Cumhuriyeti'ni yok etmek isteyen isyancıların ve işbirlikçi hainlerin ortak noktalarını ve akrabalık derecesindeki bağlarını ortaya çıkaran bir eser.Bugün başımıza bela olan pkk ve cemaat yapılanmalarının köklerini anlamak için okunması gereken bir eser.Siyasi islamın ve pkk'nın bu kadar parlatılması ve öne çıkması son 15-20 senede olan birşey değil.Kitabı okuduğunuz zaman Emperyalizmin kürtleri ve cemaatleri kullanarak neredeyse 200 yıllık bir planla bu toprakları ele geçirip sömürge yapmaya çalıştıklarını görüyorsunuz.Bugün ve dün bizi yöneten siyasi liderlerin de bu yapılanmalar ile nasıl bağlantılı olduğunu görüyorsunuz.Okumanızı tavsiye ederim.
Yanlış İttifakErdal Sarızeybek · Destek Yayınları · 202115 okunma
sayfalarını heyecan içinde çevirdiğim ender kitaplardandır.Dan Brown sayesinde dünyanın mason ve İlluminati gibi örgütlerle tanıştığını düşünüyorum.Bu örgütlerin Gizli dünyasını aralayan bir kitap.Ayrıca eğer ''Melekler ve Şeytanlar'' kitabı ile ''Da Vinci Şifresi'' hala okumadıysanız önce ''Melekler ve Şeytanları'' okuyun çünkü iki kitabında baş karakteri olan Robert Langdon maceralar serisinin 1.si ''Melekler ve Şeytanlar'' 2.si Da Vinci Şifresi''dir. Dan Brown kitapları ilk olarak Türkiye'ye 2003 yılında ''Da Vinci Şifresi'' ile girdiği için ''Melekler ve Şeytanlar'' daha sonra 2004 yılında basılmıştır. Halbuki orjinalde ''Melekler ve Şeytanlar'' basım yılı 2000, ''Da Vinci Şifresi'' 2003 basımıdır.Muhtemelen kitap Türkiye'de ilk çıktığında popülarite rüzgarına kapılıp okuduysanız macerayı tersten okumuşsunuzdur.Gerçi başka seçenek yoktu çünkü Türkiye'de ''Da Vinci Şifresi'' 2003 yılında 1. kitap olarak yayımlandı.Serinin 1. kitabı olması gereken ama 2. kitap olarak basılan ''Melekler ve Şeytanlar'' 2004 yılında basıldı.Daha bu 2 kitabı okumamış olanlar aynı hataya düşmesin.Artık eskisi gibi roman okumasamda şunu belirtmeliyim ki hayatımda soluksuz okuduğum tek kitap diyebilirim.Kitabın içindeki olaylar ve gizemler gerçekten sarsıcı bir etki bırakıyor.
Hatırladığım kadarıyla ilkokul yıllarımda kitap okumaya başladığım ilk kitaptır.Köpek balıklarına o zamandan beri uyuzum :) Spoiler vermemek için ayrıntıya girmiyorum :)