Zülfü LİVANELİ nin Serenad kitabından keşfettiğim imkansız aşkların acılarını dindirmek için intihara kadar giden yolda adım adım eriyen bir genç adam.
Adım adım ikinci dünya savaşına giden yolda gerçekleşen bir takım olaylardan bahseden eser günümüzde de ne kadar gerçekçi ve doğru tespitler yapıldığını bize gösteriyor. Hikayenin içerisinde aşk entrika casusluk devrim ne ararsanız var dünden bugünden... Ayrıca bir fener yarınlarımıza ışık tutan.
İleride çocuklarıma okutacağım ders niteliğinde bir eser. Vahşi yaşam ve sevginin birleşiminden doğan dramatik bir hikaye. Bize bahşedilen güzelliklerin bir an önce farkına varıp dünyayı daha yaşanılır bir hale getirmek ümidiyle...
Büyük kocaman bir balık olup hayallerimizin peşinden gitmek için bu hikayedeki ufaklık kadar DAVAmıza değer verdik mi acaba ? Hikaye ne kadar acı bir son ile bitse de hedefleri olan bir çocuk kadar cesur olamadığımızı yüzümüze çarpan bir eser. Şimdi soruyorum size Maral ana bizide kurtarır mı ?
Okuduğum en iyi deneme tarzında hikayelerden birisidir. Hiçlik kavramının ne anlama geldiği ile ilgili çok güzel bir eser. Sonuç olarak vardığım nokta hiçlik bize atomu parçalattı.