10/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Belki karakterleri kendimle bağdaştırdığım içindir bilmiyorum ama benim her zaman number one kitabım olacak. Kitap listemde yanına yıldızlarla 10/10 verdiğim tek kitap. Gurur ve önyargı gibi iki kırmızı çizgi de bulunan duyguyu karakterlerle bağdaştırarak anlatmak bu romanı unutulmaz bir eser yapıyor. Bazı okurlara göre basit bir roman olsa da bende yeri her zaman farklı olacak. Önce kitabı okuyup daha sonra 2005 te yayınlanan filmi izlemek en iyisi bence.
Gurur ve ÖnyargıJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,9bin okunma
Puan vermedi·75 syf.·
2025 26. kitabı
Tomris Uyar ve Taylor Swift arasındaki bağlantının araştırılması gerektiğini düşünüyorum. Bu kadar benzerliğin tesadüf olamaz bu da benim teorim düşünün hak vereceksiniz
Aramızdaki ŞeyTomris Uyar · Yapı Kredi Yayınları · 20192,307 okunma
Reklam
An exceptional man with an extraordinary memory capacity
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2025 54. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2025 16:53
This relatively short book is about an exceptional man with an extraordinary memory capacity. The author introduced him as "a Jewish boy who, having failed as a musician and as a journalist, had become a mnemonist". Whilst the focus of the book is the subject’s "vast memory", what the author eventually depicts is a man whose total personality is truly unique and complex. What emerges is a picture of a strange man with very great expectations but unfulfilled ambitions, whose inexhaustible memory capacity is matched only by his enigmatic nature. Quite fascinating is the author’s forensic and painstaking unraveling of the underlying mechanism behind this man’s phenomenal memory and unusual character (page 4). The book’s comprehensive approach was guided by the author’s precept that ‘the thoughtful physician is never interested merely in the course of a disease he happens to be studying at the moment, but tries to determine what effect a disturbance has on other organic processes…thus giving rise to the total picture of disease (pages 4-5). He exemplified this precept throughout the book, urging others to follow his example and study other psychological syndromes such as this (page 5). The author, a psychologist and neurologist, studied the protagonist, now known as Solomon Shereshevsky, for almost thirty years, starting in the 1920’s. His approach was methodical, typified by a keen attention to detail, and carried out over a long period of time. What he unearthed was a rare and exceptional man whose memory he described as ‘one of the keenest the literature on the subject has ever described’ (page 3). It didn’t take much testing for the author to realise that "it was impossible to establish a point of limit to the capacity or the duration of his memory" because he had the
Nörobilim
The Mind of a MnemonistA. R. Luria · Harvard University Press · 19874 okunma
Alacakaranlıktan Öyküler
8/10
·352 syf.··
2025 7. kitabı
Alacakaranlık kuşağının efsaneleşen ilk serisi (1959) ve çeşitli filmlerdeki senaryo yazarlıklarıyla tanınan Charles Beaumont’un öykülerinden oluşan derleme; gerilim, gizem, fantezi ve korku türlerinin yanı sıra dram ve mizahi yanlarıyla öne çıkan farklı türde öyküleri bir araya getiriyor. Ray Bradbury’nin kendisine olan inancı ve teşvikiyle yazarlık yolunda önemli gelişmeler kaydeden Beaumont, alacakaranlık kuşağı gibi işlerle özdeşleşmiş bir yazar grubunun üyesi olarak anılsa da çok geçmeden kendisine özgü kişiliği ve tarzıyla dikkat çekmeyi başarmış bir yetenek. Bradbury’nin kitabın önsözünde onun için sarf ettiği; “o, zamanımızda ihmal edilen şeydir yani bir fikir yazarıdır; kendi başına oynadığı bir oyuna sizi de davet eder” sözlerinin Beaumont’un yazarlığını özetlediği söylenebilir. Kitap geçmiş, gelecek ve hayali dünyalardan oluşan mekânları fon olarak kullanan kısa ve orta uzunlukta öyküleri ile Beaumont’un ufkunun geniş sınırlarını gösterir. Okuyucu kimi zaman bir rüya âleminde, kimi zaman bir bilim kurgu sahnesinde yer alır; gotik ya da fantastik dünyaları deneyimler, hayatın, varlığın, gerçeğin, benliğin, hafızanın ve kişiliğin anlamlarını sorgular. Kimi zaman soğuk ve acımasız bir gerçekçilikle yüzleşip kimi zaman da zekice bir nüktedanlıkla sunulan gündelik hayatın içinden olaylara dâhil oluyor. Böylece, Beaumont’un gizem, gerilim ve korku türlerinde belirginleşen yeteneği ile birlikte yöneldiği diğer türlerdeki yetkinliğini de görülür. Doğal olarak derlemedeki öykülerin bazılarının diğerlerinden daha sönük olduğu söylenebilir. Ancak ele alınan konuların ve kurguların çeşitliliği farklı lezzetler vaat eder. Özellikle televizyona aktarılmış öykülerinin ekran için seçilmesinin nedenleri açıkça belli olsa da diğer öyküler içinde de göze çarpan cevherler
1000Kitap
Tut ki Bir Rüya GördünCharles Beaumont · İthaki Yayınları · 202080 okunma
Muhteşem Betimlemeler.
Puan vermedi·
"öyle bir ma'buddur ki derin düşünceler onu idrâk edemez; akıl- fikir, denizine dalanlar, zâtının künhüne eremez. bir sınır yoktur ki sıfatını sınırlayabilsin; bir vasıf yaratılmamıştır ki zatına lâyık bulunsun. yoktur ona sayılı bir an; yoktur onun için ertelenmiş bir zaman. yaratılanları, kudretiyle o yaratmıştır; rüzgarları, rahmetiyle o estirmiştir; yarattığı yer yüzünü, kayalarla perçinlemiş, pekiştirmiştir. dinin evveli onu tanımaktır. tanıyışın kemâli, onu tasdik etmektir. tasdik edişin kemâli, onu bir bilmektir. bir bilişin kemâli, ona karşı öz doğruluğuna ermektir. öz doğruluğunun kemâli onu noksan sıfatlardan tenzîh etmektir. çünkü bilmek gerekir ki ne sıfat söylenirse söylensin, o sıfatla vasfedilemez; her sıfat, vasfedilenden gayridir; onunla bilinemez. onu vasfetmeye kalkışan, onu bir başkasına eşit etmiş sayılır. başkasını ona eşit sayan, ikiliğe düşmüş olur. ikiliğe düşen, tecezzîsini kaail olur; tecezzîsini kaail olan, onu tanımamış olur. onu tanımayan, ona cihet isnat eder, ona işaret eyler. ona işaret eden, onu sınırlar. sınırlayan, sayıya sokar. her nerde derse, onu bir yerde sanır, ona mekân isnat eder; bir yerde diyense, başka yeri ondan hâlî sanır. vardır, yaratılmaksızın. mevcuttur, yokluktan var olmaksızın. her şeyle biledir, beraber değil. her şeyden gayrıdır, ayrı değil. işler yapar; harekete, âlete muhtaç olmadan. görendir, görülen yokken. birdir, bir varlığa muhtaç bulunmadan, hiç bir varın yokluğunu garipsemeden. halkı yarattı, yaratmaya koyuldu, düşünüp kurmadan, işe deneyişten faydalanmadan, bir harekete, âlete muhtaç olmadan işe koyulmadan, koyulup yorulmadan. " gibi muhteşem tanımlamalar içeren kitap. --- "He is such a God that deep thoughts cannot comprehend him; those who dive into the sea of intellect cannot reach the depths of
Nehcül BelagaAbdülbaki Gölpınarlı · Der Yayınları · 1990120 okunma
Puan vermedi
kanije defense (1601): the glorious resistance of the ottoman empire and the genius of tiryaki hasan pasha history is sometimes written with the incredible courage of a handful of men and the genius of a leader. here is the kanije defense, it is just such a victory! tiryaki hasan pasha and 8,000 ottoman soldiers showed an epic resistance against the giant habsburg army of 50,000 men and went down in history in golden letters. ottoman's fateful moment: kanije castle think about it, the year is 1601. the ottoman empire is in constant struggle with the habsburgs. kanije castle passed into the hands of the ottomans in 1600 and has great strategic importance. however, habsburg emperor ii. rudolf sends a huge army to take back this castle. commander archduke ferdinand surrounds the castle with soldiers collected from germany, hungary and various european states. number superiority? it belongs to the enemy. logistical support? it belongs to the enemy. but the ottomans have something in their hands: a strategic genius and an unshakable will! tiryaki hasan pasha: the embodiment of cunning and military genius this man is a master of war! as his name is "tiryaki", which means constantly alert, alert, intelligent... he knows how to defeat the enemy with his limited power. here are some of his tremendous tactics: • continuous night raids: ottoman soldiers forbade the enemy's sleep by making sudden attacks on the habsburg camp. he didn't let them breathe easily. • deceiving movements: although there were a small number of ottoman soldiers in the castle, the cannons were constantly fired from different points, giving the enemy the feeling that there was a large army inside. • fake letters: he spread the rumor that a large aid army came from the ottoman forces. the habsburgs
Ottoman Wars 1700 - 1870Virginia H. Aksan · Routledge · 200722 okunma
Reklam
Reklam